(1475 S. K. m. 13, 14, 26)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatıyla ikramiye ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının imzasını içeren bordrolara göre son aylık ücreti otuz milyon net olduğuna göre; imzasız ve menşei anlaşılamayan, davacı tarafından ibraz edilen makbuzlara istinaden son aylık net ücretinin seksen milyon olduğunun kabulü hatalıdır. Bordrolarda gösterilen aylık net ücret o tarihlerde yürürlükte olan asgari ücretin de çok üzerinde olduğu dikkate alınınca bordro içeriğinin gerçeğe uygun olduğunun kabulü doğru olur. Bu durumda bilirkişi raporu hesaplama kısmında birinci şıkka göre istekler hüküm altına alınmalıdır.
3- Davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatı için en yüksek banka ıskonto faizi talep edildiği halde mahkemece mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi hatalıdır. Böyle olunca yapılacak iş fesih tarihindeki en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere en yüksek ıskonto faizinin hüküm altına alınmasından ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy