(1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki ücret ve izin farkı, ikramiye, bayram, hafta ve genel tatil gündelikleri, ihbar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.12.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat M. S. Kaya ile karşı taraf adına Avukat İ. H. Altan geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının hizmet sözleşmesi 1475 sayılı İş Kanunun 13. ve 14. maddeleri gereğince ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedilmiştir. Davalı Anonim Şirketin idare meclisinin 1.4.1998 tarihinde almış olduğu karar ile işyerinde karar tarihi itibariyle çalışmakta olan genel müdür düzeyinde çalışanlara 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere zam yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, bu zamdan yararlanması gerektiğini ileri sürerek ihbar tazminatı farkı ile ücret, izin ve ikramiye fark alacakları isteklerinde bulunmuş, mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir. Davacının hizmet sözleşmesinin 13.3.1998 tarihinde feshedildiği hususu taraflar arasında tartışmasızdır. Böyle olunca davacı genel müdürün idare meclisi kararının alındığı tarihte işyerinde çalışmadığı anlaşıldığından, söz konusu ücret artışından yararlanması olanağı bulunmamaktadır. Önceki yıllarda ücret artışlarının sürekli geçmişe yürütülmüş olması bu sonucu değiştirmez. Bu durumda davacının ücret, izin ve ikramiye farkı alacaklarının reddine karar verilmesi eksik ödenen ihbar tazminatının ise tazminata esas ücreti buna göre yeniden belirlenerek hesaplanmak suretiyle hüküm altına alınması gerekir.
3- Davacı davalıya ait otel işyerinde dokuz yıl süreyle genel müdür olarak çalışmıştır. Bu süre içinde fazla mesailerin bordrolarda tahakkukunu ve ödenmesini sağlayabilecek pozisyondadır. Çalıştığı süre içinde ücretlerini fazla mesai tahakkuku olmaksızın almıştır. Kaldı ki davacıya ödenen maaşlar da yüksek miktarlarda olmakla, davacının görevi gereği yapmış olduğu fazla çalışmalarında bu ücret içinde değerlendirilmesi gerekir. Böyle olunca davacı fazla mesai alacağına hak kazanamaz. Mahkemece bu isteğin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy