(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.12.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı adına Avukat ....... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacı işçinin davalılara ait işyerinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı gerekçe gösterilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan ve davacının imzasını taşıyan 09.08.1990 tarihli kesin çıkış dilekçesinde ayrılış nedeni olarak kendi isteğimle ibaresi yazılı ise de; istifa bölümü yerine kontrat bitimi bölümü işaretlenmiştir. Yine davacının imzasını taşıyan tarihsiz ibranamede davacının işyerinde 11.10.1988 - 10.10.1990 tarihleri arasında çalıştığı ve ihbar kıdem tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının ödendiği yazılıdır. Bu durumda davalı, hem istifa olgusuna dayanmakta hem de kıdem tazminatlarının ödendiği tahakkukuna dair belge ibraz etmiştir. Bu belgeler arasında açık bir çelişki vardır. Diğer yandan davacının çalışma sürelerine göre hak kazandığı kıdem tazminatının tahakkukunun yer aldığı bir başka belgede davalı tarafından dosyaya sunulmuştur. Davacı işçi söz konusu belgelerin işe girerken boş olarak imzalattığını ileri sürmüş, bu hususu dinlenen davacı tanığı da doğrulamıştır. Davalının delil olarak sunduğu bu belgelerin birlikte değerlendirilmesinden davacının istifasından söz edilmesi olanağı yoktur. Davalı işverence kontrat bitim tarihinde hizmet sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiği anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacı işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Ne var ki, davacının bir yıllık belirli süreli hizmet akdiyle çalışmaya başladığı ve sözleşmenin üçüncü maddesi gereğince süre sonunda feshedilmediğinden aynı süreyle bir kez daha yenilendiği anlaşılmaktadır. Davacının hizmet sözleşmesi işverence bu sürenin sonunda feshedilmiştir ki, Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre belirli süreli hizmet akitleri sadece bir kez uzatılmışsa, bu durumda sözleşme belirsiz süreli hale dönüşmez, somut olayda da davacının hizmet sözleşmesi belirsiz süreli hale dönüşmediğinden ihbar tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece, bilirkişi raporuyla belirlenen kıdem tazminatı bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy