(1475 S. K. m. 16)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 16.5.1974-21.3.1983 ve 5.3.1989-4.11.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, 4.11.1999 tarihinde iş akdinin davalı tarafından feshinde ilk dönem çalışmasının nazara alınmadığını ileri sürerek; her iki dönem birleştirilmek suretiyle belirlenecek ihbar tazminatı farkı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının 21.3.1983 tarihinde iş akdini tek taraflı feshettiği, ikinci defa işyerinde çalıştığı dönem için ihbar tazminatının ödendiği ve davacının davalıyı ibra ettiği, kıdem tazminatı ve yıllık izin hakkının doğmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 21.3.1983 tarihinde son atama yazısını tebellüğ ettiği gün 15 ay içinde üç kez tayin edilmesi nedeniyle İş Kanunu'nun 16. maddesine dayanarak iş akdini feshettiği anlaşılmaktadır.
Davacının bu feshinin haklı olduğu saptandığı takdirde her iki dönem çalışmasının birleştirilerek isteminin kabulü gerekir.
O halde öncelikle bu feshin haklı olup olmadığı araştırılmalıdır. Buna göre, 21.3.1983 tarihinde yürürlükte olan Personel Yönetmeliğinin getirtilmesi ve o yönetmelik hükümlerine göre davacının feshe dayanak yaptığı atama işlemleri ile özellikle son atama işleminin usulüne uygun olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 01.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy