(1475 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki, ücret ikramiye ve cezai-şart alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/2/2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.Duruşma günü davalı adına Avukat Nazım Orhan ile karşı taraf adına Avukat Necla Dulkadiroğlu geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 4.1.1999- 31.10.2000 tarihli hizmet aktine göre davacı işçi otel işyerinin genel müdürü olarak ve kapsamlı biçimde donatılmış yetkileri haiz bulunarak görev yapacaktır. İlişki yaklaşık 6 ay kadar sürmüş olup, yetkisine karışılması nedeniyle davacı işçi tarafından bu ilişki bozulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet aktinin 8-c maddesinin olayda uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Maddede "sözleşme maddelerine işveren tarafından uyulmadığı takdirde görevliye 20.000 DM karşılığı tazminat ödenecek ve işine son verilecektir" biçiminde bir kurala yer verilmiştir. Davacı taraf işçi alımlarında ve bunların işlerine son verilmesinde, alım ve satımlarda işverenin kendisine müdahale ettiğini ve genel müdürlük görevini gereği biçimde yürütmesine engel olunduğunu ileri sürmektedir. Gösterdiği tanıklar da genel anlatımlarla bu iddiayı doğrulamışlardır. Davalı taraf ise sözleşmeden ve kanundan doğan haklarım kullandıklarını, iddianın yersiz olduğunu savunmuş ve gösterdiği iki tanık da aynı şekilde bu savunmayı doğrulamışlardır.
Mahkemece işyerine bir işçi alımı konusunda davalı işverenin, davacı genel müdürün yetkilerine müdahale ettiğini belirterek, genel ifadelerle işverenin sözleşmenin anılan kuralına aykırı davranışta bulunduğunu kabul ederek istek doğrultusunda hüküm kurmuştur.
Az önce de belirtildiği üzere 6 ay gibi kısa bir süre hizmet akü ilişkisi devam etmiş olup davacı genel müdürün görevini gereği gibi yapmasına engel olacak şekilde davalı işverenin davranışlarından sözetmek mümkün görülmemektedir. 1475 sayılı iş kanunu hükümleri işçi işveren ilişkilerinde bir denge kurulması konusunda ayrıntılı hükümlere yer verdiği gibi, işyerinin yönetiminin de işverene ait olduğu esasını kabul etmiştir. Genel müdür sıfatıyla davacı birçok hak ve yetkiye sahip ise de işveren vekili sıfatıyla işverenin işin sevk ve yönetimi konusundaki isteklerini de dikkate almak zorundadır. Dosya içeriğine göre genel müdürün işleri yürütemeyecek duruma gelecek şekilde bir müdahaleden sözetme olanağı yoktur. Bu durumda anılan cezai şart isteğinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.2.2001 gününde oybirliği karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy