(1475 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin, tatil ve fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde açık biçimde müvekkilinin çobanlık yaptığını ve bu hizmeti nedeniyle işçilik hakları talebinde bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının 1475 sayılı İş Kanunu'na tabi işçi niteliğinde olmadığı tarım işçisi niteliğini taşıdığı için görev itirazında bulunmuş bulunan üzerine de davacı vekili müvekkilinin bekçilik de yaptığını belirterek iş mahkemesinin bu davaya görevli olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece işçinin yaptığı iş bakımından Savcılık kanalıyla soruşturma yapılmış taraf tanıkları dinlenmiş ve bunun sonucunda da görevli olduğu görüşünü benimseyerek işin esasını incelemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalar davacı tarafı bağlar. Bir an için bağlamayacağı düşünülse dahi mahkemece yapılan soruşturma sonucuna göre davacının yine tarım işçisi olduğunun kabulü gerekir. Zira davacının dinlenen üç tanığı yine açık şekilde onun hayvanların beslenmesi, bakımı, güdülmesi gibi işler yaptığını bildirmiştir.
Kendisi de Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadesine silah da taşıdığını söylemiştir ki böyle bir davranış da çobanlık görevinin tabi bir gereğidir. Böyle olunca dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar verilmesi gerekirken istek doğrultusunda hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy