(1475 S. K. m. 35, 49)
Dava: Taraflar arasındaki fazla mesai, kasa tazminatı, yıllık izin ile harcırah alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilmada yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.04.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, işyerinde sorumlu mağaza müdürü olarak çalıştığından bahisle kasa tazminatı adı altında istekte bulunmuş, davalı işveren ise: işyerinde bu tür bir uygulamanın bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir. İşyeri Personel yönetmeliğinde bu konuda bir düzenleme olmadığı gibi, dinlenen tanıklar dava anılan tazminat ile ilgili bir açıklamada bulunmamışlardır. Bu duruda davacı işçi kendisine kasa tazminatı ödenmesi gerektiği hususunu ispat edememiştir. Anılan istek reddedilmelidir.
3- İşyerinin 1994 yılında kapanmasından sonra davacının kadrosu İstanbul'a alınmış ancak Ankara'da çalışmaya devam etmiştir. Davacı işçinin sürekli Ankara'da ikamet ettiği de anlaşılmaktadır. Harcırah işçinin çalıştığı ve ikamet ettiği yerden bir başka yere geçeci bir süreyle gönderilmesi durumunda konaklama, yemek, yol gibi bazı giderlerin karşılanması için işçiye yapılan bir ödemedir. Somut olayda davacının Ankara'da görevlendirilmesi sözkonusu olmayıp, mağazanın kapanmasından sonra kadrosunun İstanbul'a alınmaıs durumu mevcuttur. Böyle olunca kadronun sait İstanbul'a alınmasından hareketle harcırah isteğin hüküm altına alınması hatalıdır.
4- Dava konusu alacaklar yönünden davalı işveren davadan önce temürrüde düşürülmüş değildir. Mahkemece tahakkuk tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalıdır. Hüküm alıtna alınan alacaklar yönünden ilk ve ek dava tarihleri dikkate alınarak faiz yürütülmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 04.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy