(2822 S. K. m. 3, 7, 13)
Dava: ....... Bakanlığı adına Avukat F.S. ile 1. ....... Sendikası adına İ.C., 2. ... AŞ adına Avukat S. T. aralarındaki dava hakkında İstanbul 2. İş Mahkemesi'nden verilen 2.3.2000 günlü ve 1156-118 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: İstanbul Tuzla'da kurulu .... Tersanesi işyerinde davalı sendika ve işveren arasında 22.5.1997 tarihinde imzalanan 1.5.1997-30.4.1999 sürelerini kapsayan bir Toplu İş Sözleşmesi yürürlükte iken, taraflar arasında 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 13 ve müteakip maddelerinde öngörülen prosedüre uygun şekilde Toplu İş Sözleşmesi yürürlüğe konulması çalışmaları yapılmış ve sonuçta 9.6.1999 tarihinde imzalanan 1.1.1999-31.12.1999 tarihlerini kapsayan bir yıl süreli toplu iş sözleşmesi yürürlüğe konulmuştur. Ancak, taraflar bir önceki toplu iş sözleşmesinin 30.4.1999 tarihinde sona ereceğini dikkate alarak, bu sözleşmenin parasal kurallarının 1.5.1999 tarihinde sona ereceğini dikkate alarak, bu sözleşmenin parasal kurallarının 1.5.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Davacı ... Bakanlığı 1.1.1999-30.4.1999 dönemi için önceki ve sonraki Toplu iş Sözleşmeleri'nin iç içe girdiklerini bu durumun aynı dönem için birden fazla Toplu iş Sözleşmesi yapılamayacağı kuralına aykırı düştüğünü ileri sürerek, son Toplu iş Sözleşmesi'nin iptaline karar verilmesi isteğiyle iş bu davayı açmış, mahkemece de 2822 sayılı yasanın temel kurallarına aykırılık oluştuğu kabul edilmiş ise de; daha sonra 1.5.1999-31.12.1999 tarihlerini kapsayacak şekilde bir protokol düzenlenmek suretiyle aykırılığın giderildiğini gerekçe göstererek, davanın reddine karar vermiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 3/son maddesinde, "Bir işyerinde aynı dönem için birden fazla Toplu İş Sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz" kuralına yer verilmiş, 7. maddesinde de bir yıldan az süreli Toplu İş Sözleşmesi yapılamaz şeklindeki bir kural öngörülmüştür. Söz konusu Toplu İş Sözleşmesi'nin bir yıl süreli olduğu içerdiği maddelerden anlaşılmaktadır. Bu durum ise anılan 3. maddesine aykırılık oluşturur. Bir an için 8 ay süreli olduğu kabul edildiği takdirde böyle bir durumun bu kez 7. maddeye aykırı olacağı tartışmasızdır. Dava açıldıktan sonra, Toplu İş Sözleşmesi tarafları bir araya gelerek bir protokol ile 8 ay süreli bir düzenleme girişiminde bulunarak, mevcut aykırılığı gidermek istemişler ise de bunun sonuca etkili olduğu düşünülemez.
Açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 27.4.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
2822 sayılı Toplu iş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 16/2. maddesinde yetki belgesi alınmadan yapılan bir toplu iş sözleşmesinde taraflardan birinin veya ikisinin yetkili olmaması nedeniyle sözleşmenin hükümsüzlüğünün istenebileceği kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu, Toplu İş Sözleşmesi önceki toplu iş sözleşmesinin süresi 30.4.1999 tarihinde sona ermesine rağmen, 1.1.1999-31.12.1999 tarihini kapsar şekilde 9.6.1999 tarihinde işyerinde çoğunluğu sağlayan ve işkolunda yüzde 10 barajını aşmış sendika tarafından bağıtlanmıştır. Toplu iş Sözleşmesi, 2822 sayılı yasanın 71/1. maddesinde öngörülen şekilde bir yıldan az olmamak üzere bağıtlanmış, mali hükümleri de önceki sözleşmenin bitim tarihini takip eden 1.5.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe konulmuştur.
Öte yandan, toplu iş sözleşmesi uygulanmı, daha sonra bir protokol yapılarak, 1.5.1999 tarihinden itibaren mali hükümler yürürlüğe konularak, toplu iş sözleşmesine geçerlik tanınmıştır.
Kaldı ki, işyeri gayri faal durumda olup, toplu iş sözleşmesi düzeninin de bozulduğundan söz edilemez. Bu durumda yerel mahkemenin kararının onanması düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy