(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve sendikal tazminat ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, işçi, hizmet akdinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile birlikte sendikal tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren ise davacının 29 ve 30 Aralık 1998 günleri izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle hizmet akdinin feshedildiğini, sendikal nedenle feshin söz konusu olmadığını belirterek isteğin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece savunmaya değer verilerek anılan isteklerin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin 23.10.1998 tarihinde sendikaya üye olduğu ve aynı gün işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapılması için Çalışma ve sosyal Güvenlik bakanlığına başvurduğu, adı geçen bakanlıkça davalı işyerinde gerekli çoğunluğu sağladığının 10.12.1998 tarihli yetki tespit yazısı ile sendikaya bildirilmesinden sonra 18.12.1998-01.01.1999 tarihleri arasında olmak üzere kısa bir süre içinde davacı dahil 13 sendika üyesi işçinin işine son verildiği, sendika üyeliğinden istifa edenlerin ise çalışmaya devam ettikleri ve davalı işyerinde sendikalı işçi kalmadığı anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıkları işyerinin bulunduğu yerleşim biriminin küçük bir yer olduğunu ve ilçenin tek fabrikası olan işyerinde meydana gelen olayın bütün ayrıntısı ile yöre halkı tarafından bilindiğini ve davacı ve arkadaşlarının sendika üyesi oldukları için hizmet akitlerinin feshedildiğini açıklamışlardır. Davalı tanıklarından biri de fakat daha sonra ben çalışmaya mecbur olduğum için sendikadan ayrıldım. Benim gibi bir kaç arkadaşım önceden üye oldu, sonradan ayrıldılar. Ben sendikadan ayrılmaya mecburdum... şeklinde açıklamada bulunmuştur. Yine Bölge Çalışma Müdürlüğünün tahkikatı sırasında işyerinde çalışan bir tanığın da ...istifa dilekçelerimizi işverene ibraz ettik. Yukarıda isimleri belirtilen işçiler de istifa etselerdi, bugün çalışıyor olacaklardı... şeklinde beyanda bulunmuştur.
Öte yandan, davalı işveren davacının 29 ve 30 Aralık 1998 günleri işe gelmediği için hizmet akdinin feshedildiğini savunmuştur. Davacı işçi ise hizmet akdinin 17.12.1998 tarihinde feshedildiğini belirtmiştir. Dosya içeriğine göre davacının hizmet akdinin haksız feshedildiğinden söz ederek 25.12.1998 tarihinde Bölge Çalışma müdürlüğüne başvurduğu anlaşıldığı gibi; davacının belirtilen tarihlerde devamsızlık yaptığı konusunda usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir tutanak da mevcut değildir. Kaldı ki bu tutanağın fesih işleminden sonra düzenlendiği davacının bölge Çalışma müdürlüğüne yaptığı şikayet dilekçesinden anlaşılmaktadır. Böyle olunca devamsızlık iddiasının gerçeği yansıtmadığının kabulü gerekir.
Olayların bu gelişme seyri ve mevcut delil durumuna göre hizmet akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin kabulü ile gerçekleşen söz konusu tazminatların hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy