(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 3.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat İsmet T. ile karşı taraf adına Avukat İsmail S. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2. Davacı işçi 6.6.1963 tarihinde Tumpane Company İnc. İşyerinde çalışmaya başlamış ve 30.6.1973 tarihine kadar bu çalışması devam etmiştir. Daha sonra işyerinin 1.7.1973 tarihinde ihale ile Boing Services International İnc. Şirketine geçtiği ve bu işverene bağlı olarak çalıştığı sırada 14.1.1975 ve 19.12.1977 tarihlerinde iki kez kıdem tazminatı olarak ödeme yapıldığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Daha sonra davacının çalıştığı işyeri başka şirketlere ihale edilmiş, son olarak da Amerikan Hava Kuvvetlerine devredilmiştir. Davacı işçinin çalışması kesintisiz olarak 14.1.1999 tarihine kadar devam etmiş, bu tarihte tazminatları ödenmek suretiyle sözleşmesi feshedilmiştir. Davacıya kıdem tazminatı olarak 19.12.1977 tarihinden sonraki hizmeti esas alınarak ödeme yapılmıştır.
Davacı işçi bu dava ile önceki hizmetlerinin de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davacının hizmetleri birleştirilmek suretiyle kıdem tazminatı hesaplatılmış, daha önce yapılan ödemelerin avans mahiyetinde olduğu kabul edilerek mahsup edilmiş bakiye kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Davacının ilk olarak işe girdiğinde işveren olan Tumpane Company İnc. Şirketinin 30.6.1973 tarihinden sonraki ihaleyi kazanamadığı ve ihaleyi alan Boing Services İnternational İnc. Şirketinin işe bazı işçilerin sözleşmesini feshederek tazminatlarını ödediği anlaşılmaktadır. Bir süre sonra Boing firması bu şekilde sözleşmesi feshedilen işçilerden bir kısmını tekrar işe almış ve bu durum kesintisiz çalışmaya devam eden ve tazminat almamış olan işçiler arasında huzursuzluklara yol açmış, sürekli çalışan işçiler de kendilerine kıdem tazminatı ödenmesini istemişlerdir. Bu anlamda o tarihteki işveren ile sendika arasında 16.11.1974 tarihinde imzalanan sözleşme ile yukarda bahsi geçen nedenlerle bir defaya mahsus kıdem tazminatı ödenmesi şartları belirlenmiş, işçilerin kıdem tazminatı talep edip etmeme konusunda serbest oldukları açıklanmıştır. Kıdem tazminatı talep etmeyenlerin iş akitlerinin aynı şekilde devam edeceği, bu konuda talepte bulunanlara ise Tumpane Company İnc. Şirketinin devrettiği 30.6.1973 tarihine kadar geçen süre için ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Kıdem tazminatı ödenmesi durumunda da ilerde tekrar işe alınıp alınmama hususunun tamemen işverenin taktirinde olduğu hususu da sözleşmede yer almıştır. Anılan sözleşme ile düzenlenen hususlar işverence duyurulmuş ve bir kısım işçiler kıdem tazminatı talebetmezken, davacı işçi imzalı dilekçe ile kıdem tazminatı ödenmesini istemiş, aynı dilekçe ile hizmet aktinin devam ettirilmesi yönünde temennisini açıklamış, ancak bu kabul edilmediği takdirde ilişiğinin kesilmesini kabul ettiğini bildirmiştir. Davacının bu isteği doğrultusunda sözleşmede belirtildiği üzere 30.6.1973 tarihine kadar olan hizmetleri için kıdem tazminatı ödenmiştir. Hizmet akti devam ederken kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemelerin avans mahiyetinde kabul edileceği hususu Dairemizin yerleşmiş uygulaması ise de, somut olayda işverenin salt ilerde daha az kıdem tazminatı ödemek için böyle bir yola başvurduğu sonucuna varılamaz. Gerçekten işveren sendika ile bir sözleşme yapmış ve işçileri bu kararlarında tamamen serbest bırakmıştır. İşyerindeki huzursuzlukları gidermek için bu yola gidildiği tanık anlatımları ve sözleşme içeriğinden anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacının 30.6.1973 tarihinden önceki hizmetlerinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması olanağı yoktur.
19.12.1977 tarihindeki ödemeye gelince; davalı taraf bununda davacının isteği doğrultusunda gerçekleştiğini açıklamış ve şahsi sicil dosyasında kıdem tazminatı ödemesinden sonra 19.12.1977 tarihinde yemden hizmet yapılmış olduğu görülmektedir. Bu durumda işçinin isteğiyle kıdem tazminatı ödemesi yapılan ödemenin avans mahiyetinde olduğu kabul edilemez. Mahkemece davacının 19.12.1977 tarihinden öncesi için ödenen kıdem tazminatı ile o dönem tasfiye edilmiş bulunmaktadır.
1475 sayılı İş Kanununun 14/8. maddesi uyarınca aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.10.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı işçi 6.6.1963 tarihinde Tumpone Company işyerinde çalışmaya başlamış ve 30.6.1973 tarihine kadar bu çalışması devam etmiştir. Daha sonra işyerinin 1.7.1973 tarihinde ihale ile Boing Services International şirketine geçtiği ve bu şirket nezdinde çalışırken sebebi anlaşılamayan kıdem tazminatı adı altında 1974 ve 1977 yıllarında ödeme yapıldığı, bu ödemelerden sonra da hizmette hiç bir kesinti olmaksızın davacının 14.1.1999 tarihine kadar çalıştığı ve kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı ödenmek suretiyle hizmet sözleşmesinin fesh edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı işçi tüm hizmetinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğinden söz ederek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş mahkemece de istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Hizmette devamlılık unsuru gerçekleştiğinden ve herhangi bir neden olmaksızın çeşitli tarihlerde davacıya kıdem tazminatı adı altında ödemeler yapılmış olduğuna göre işçinin korunması ilkesi karşısında çeşitli şirketler nezdinde geçen tüm çalışmaların kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerekir. Mahkemede bu esaslar çerçevesinde bütünlüğü kabul etmek suretiyle isabetli bir sonuca varmıştır.
Açıkladığım nedenlerle mahkemece yerinde verilen hükmün sayın çoğunluk tarafından bozulmasına muhalifim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy