(1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen prim alacağını talep etmiş, davalı işveren ise işyerinde üretime son verildiğini, söz konusu prim alacağına üretime yönelik çalışma ile hak kazanılabileceğini belirterek, isteğin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık üretime yönelik çalışma yapılmayan dönem için bu primin ödenip ödenmeyeceği noktasındadır. Toplu İş Sözleşmesinin Ek-5.maddesinde işyerinde çalışan müstahsil ve gayrimüstahsil işçileri için ayrı ayrı oran belirtilmek suretiyle prim esasları düzenlenmiştir. Ancak her iki grup çalışan için de bu primin hesaplanmasında istihsal,hammadde tasarrufu,malzeme tasarrufu ölçütlerinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, işyerinde üretimin tamamen durdurulduğu taraflar arasında tartışmasız olduğuna göre, prim hesaplama formülünde öngörülen ölçütleri kullanma olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar işverence kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir hesap yapılmış ise de, bunun, üretime devam edilmiş olması varsayımına dayandığı açıktır. Öte yandan Toplu İş Sözleşmesinin EK-5, B-2/l0.maddesinde "istihsal faaliyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulmasını gerektiren tevsi, ıslah veya buna benzer sebeplerle demontaj ve montaj işlerinde çalıştırılan işçilerin primleri, işbu Toplu İş Sözleşmesinde yer alan prim esasları dahilinde ödenir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiş ise de, burada ilerde yapılacak olan üretime hazırlık amacıyla demontaj ve montaj işlerinde çalıştırılan işçilere anılan primin ödeneceğinden sözedildiği görülmektedir. Somut olayda ise üretim faaliyetinin tamamen durdurulmuş, işyerinde çalışan tüm işçiler sadece fabrikanın üretime yönelik olmayan bakım ve temizlik işlerinde çalıştırılmışlardır. Bu maddi olgulara göre davacı işçinin Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen prime hak kazanma koşullarını taşımadığı kabul edilmelidir.
Her ne kadar daha önce aynı konuda Dairemize intikal eden davalarda anılan alacağın kabulüne ilişkin mahkeme kararları onanmış ise de, konunun ayrıntılı olarak yeniden değerlendirilmesi sonucunda dava konusu prime hak kazanılmadığı görüşüne varılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy