(1475 S. K. m. 1, 14, 26)
Dava: Davacı, ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, aile çocuk, vasıta yardımı ile ilave tediye alacaklarının ödetilmesene karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi 20.3.1996 tarihinde davalı kuruma tebliğ edilen dilekçe ile dayanışma aidatı kesilmesi suretiyle işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma isteğinde bulunmuş, davalı kurumca davacının taşeron işçisi olduğu gerekçesiyle bu isteği reddedilmiştir. Davacı işçi açmış olduğu bu dava ile 20.3.1996 tarihinden, toplu iş sözleşmesinin süresinin bittiği 31.12.1996 tarihine kadar sözleşmeden yararlanma iddiasıyla bir kısım fark isteklerde bulunmuş, mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Davada öncelikle çözümlenmesi gereken husus davacının çalıştığı temizlik işinin davalı kurumca gerçekten ihale yolu ile firmalara verilip verilmediği ve davacının kurumun işçisi olup olmadığı noktasın da toplanmaktadır.
Dosyada mevcut ihale belgelerine göre, davalı MKE Kurumunun İstanbul Bölge Müdürlüğüne ait misafirhane, yemekhane ve büroların temizlik işlerinin D.T.P. firmasına verildiği görülmektedir. Davalı kurumun asli görevinin dışında olan temizlik işlerinin en uygun teklif veren firmaya verildiği, yapılan ihalenin Bakanlar Kurulunca çıkarılan tip şartname hükümlerine, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun tebliğlerine ve nihayet Maliye Bakanlığının bu konudaki tamimlerine uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Sosyal Sigortalar Kurumuna verilen davacıya ait (bordrolardan da işverenin ihaleyi alan firma olduğu, keza davacının çalıştığı döneme ait imzalı ücret bordrolarının da aynı firma tarafından düzenlendiği, istek konusu dönemde hatta sonrasında dahi davacının çalıştığı süre içinde taşeronun hiç değişmediği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Bütün bu anlatımlardan ve tüm dosya içeriğinden, davalı kurum ile alt işveren arsında bir muvazaa sözleşmesinin söz konusu olmadığı davacı işçinin 1475 sayılı İş Kanunu'nun 1/son maddesi kapsamında alt işverenin işçisi olduğu anlaşılmakla asıl işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması olanağı bulunmamaktadır. Böyle olunca davacının sözleşmeden doğan ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, aile çocuk yardımı ve ilave tediye eklerinin reddi gerekir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile anılan isteklerin kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy