(1475 S. K. m. 1)
Dava : Davacı, ücret farkı, ilave tediye, akdi ikramiye, tahsil tazminatı, giyim, aile ve çocuk yardımı, kira ve sosyal yardım, vardiya, sondaj ek ödeme primi, fazla mesai primi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi gerçekte davalı
A.O. işçisi olduğu halde, kendisine düşük ücret ödenmesi ve üyesi bulunduğu sendika ile davalı arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanmasını engellemek düşüncesiyle muvazaalı şekilde taşeron işçisi gibi gösterildiğinden söz ederek, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacak isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece işyerinde her altı ay ile bir yıl arasında taşeronların değiştiği halde, işçilerin aynı şekilde çalışmalarını sürdürdükleri gerekçesiyle, daha önce bazı işçilerin davalı işverene karşı aynı sebeplerle açtıkları davalarda isteklerin kabulüne karar verildiği ve Yargıtay tarafından onandığından da söz edilerek, bir kısım isteklerin kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının istekte bulunulan yaklaşık iki yıllık süre içinde hangi taşeron ya da taşeronlara bağlı olarak çalıştığı araştırılmamıştır. Daha önceki ihale sözleşmelerinde muvazaa olgusunun kabul edilmiş oluşu sonraki yeni ihalelerin de aynı şekilde yapıldığını göstermez. Mahkemece, öncelikle varsa işyeri şahsi sicil dosyası ile sigorta kayıtları getirilerek istek konusu dönemde hangi taşeron ya da taşeronlara bağlı olarak çalıştığı belirlenmelidir. Daha sonra ilgili ihale dosyaları ile firmaların ticaret sicil kayıtları ve vergi kayıtları getirilmeli, ayrıca firmaların ihale öncesinde ve sonrasında başkaca iş alıp almadıkları, daimi ve uzman kadrolarının olup olmadığı, hususları araştırılmalıdır. Bu eksiklikler tamamlandıktan sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgeler bir değerlendirmeye tabi tutularak, davacının bağlı olduğu taşeron ile davalı arasındaki ihale sözleşmelerinin her biri yönünden muvazaa konusunda bir karar verilmelidir. Yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda şayet muvazaanın varlığı kabul edilirse o taşeron nezdinde geçen süre için şimdiki gibi isteklerin kabulüne karar verilmesi, aksi halde dava reddedilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy