(1475 S. K. m. 14, 26) (1086 S. K. m. 74, 75)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ikramiye ve izin ücretiyle ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde 715.000.000 TL. alacak talebinde bulunmuş olduğundan açıklama dilekçesinde davasını ıslah etmedikçe bu miktardan fazla alacak talebinde bulunamaz. Mahkemece HUMK.nun 74. ve 75. maddelerine aykırı şekilde dava konusu yapılan 715.000.000 TL.den fazlasına hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 6.02.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davalı vekili dava dilekçesinde fazlaya ait alacaklarını saklı tutarak 715.000.000 TL. ücret alacağı istemiş ve ayrıcı miktar belirtmeden kıdem tazminatı, izin ücreti, ikramiye alacağı talebinde de bulunmuştur. 14.11.2000 tarihli 8 inci celsede ise; davacı vekili 715.000.000 TL. ücret alacağının ödendiğini, ancak diğer alacaklarının ödenmediğini belirtmiştir. Aynı celsede davalı vekili ise davacının ücret alacağı dışında alacak ve tazminat miktarlarını belirtmediğini, ücret alacağının ödendiğine göre davanın konusunun kalmadığını ancak davacının alacak ve tazminat miktarlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini söylemiştir. Bu beyan üzerine mahkeme ara kararında; davacının kıdem tazminatı, izin ücreti ve ikramiye alacak miktarını belirtmesini istemiştir. Davacı vekili 24.11.2000 tarihli dilekçesinde; kıdem 1.155.216.000 TL. tazminatının, izin ücretinin 163.800.000 TL. ve ikramiye alacağının 393.120.000 TL. olduğunu açıklamıştır. Mahkeme bilirkişi raporunda belirlenen miktarları da nazara alarak ve taleple bağlı kalmak suretiyle bakiye harç ile birlikte 1.155.216.000 TL. kıdem tazminatı, 117.354.000 TL. izin ücreti ve 281.649.600 TL.ikramiye alacağına hükmetmiştir.
Bu maddi olgular karşısında, hiç şüphesiz dava dilekçesinde ücret alacağı dışında, diğer alacak değerlerinin gösterilmemiş olması kanuni bir noksanlıktır. Ancak davalı taraf bu eksikliğe karşı zamanında ilk itirazda bulunmadığı gibi mahkemede dilekçeyi işleme koymamazlık yönüne gitmemiş, dava dilekçesinde talep edilen miktarların gösterilmesini istemiştir. Bu karar gereğince, davacı taraf da dilekçesinde usulüne uygun olarak değer ve miktarları belirtmiştir. Daha açık bir ifade ile dava dilekçesinde miktarları gösterilmeyen kıdem tazminatı, izin ücreti ve ikramiye alacaklarının ne kadar olduğunu göstermiştir. Davacı tarafın dava dilekçesi de açıkça sadece ücret alacağı için 715.000.000 TL. belirttiğine ve diğer alacakları için belli bir miktar göstermeyip sonradan bu miktarları açıklığa kavuşturduğuna göre; olayda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74 ve 75/1. maddelerinin tatbik olanağı yoktur. Davacı yeni bir talepte bulunmadığı gibi müddeabihin miktarını da artırmamıştır. Sadece dava dilekçesinde belirtilmeyen müddeabih değerlerini göstermiştir.
Bu nedenlerle usul ve yasaya uygun olan kararın Onanması görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy