(1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı bankada Şube Müdürü olarak bir süre çalıştıktan sonra emekli olmak suretiyle işyerinden ayrılmıştır. Bu ayrılış nedenine göre mahkemece davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü isabetlidir. Davalı banka davacının bankacılık mevzuatına aykırı davranışlarından dolayı zarara uğrattığını bu nedenle kendisi hakkında ihtiyati haciz kararı alınıp, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmek sureti ile takas ve mahsup definde bulunmuştur.
Ayrı mahkemelerde zarara sebebiyet vermekten dolayı dava ve isteklerde bulunulduğuna göre bu dava bakımından onların bekletici sorun yapılması gerekmez. Zira o davalar da toplanan delillere göre zararın varlığı ya da yokluğu belirlenerek bir hüküm kurulacaktır. Bu bakımdan mahkemece bu davada kıdem tazminatının hüküm altına alınması sonuç itibariyle doğrudur.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 19.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy