(1475 S. K. m. 14, 16)
Davacı, kıdem tazminatı ile prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi Ağustos ayında yaptığı eğitim çalışmaları karşılığı Eylül ayında ödenmesi gereken prim alacağının ödenmemesi nedeniyle 5.10.1998 tarihinde hizmet aktini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile birlikte prim alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece prim alacağı kabul edilmekle birlikte, feshin ağır bir yaptırım olduğu, davalının davacıya üstün bir eğitim verdiği, süreklilik ve periyodik ödemeyi içermeyen prim alacağının geç ödenmesinin haklı bir neden sayılamayacağı gerekçe gösterilerek kıdem tazminatı istemi reddedilmiştir.
1475 sayılı İş Kanununun 16. maddesinin d bendinde ücret ve işçilik haklarının zamanında ödenmemesi halinde işçinin haklı olarak hizmet aktini feshedebileceği kuralına yer verilmiştir. Davacının gerçekleşen prim alacağının Eylül 1998 tarihinde ödenmesi gerektiği, fesih tarihi olan 5.10.1998 tarihinde ödenmediği ve tahakkukunun 28.10.1998 tarihinde davadan sonra gerçekleştirildiği konusu tartışmasız olup, mahkemenin de kabulündedir. Bu somut olay karşısında gerçekleşen işçilik alacağı zamanında ödenmediğine göre, bu alacağın miktarının veya sürekli ya da periyodik olmaması ile işverenin üstün bir eğitim vermiş olmasının önemi yoktur. Davacı yararına hesaplanan kıdem tazminatının bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde reddi hatalıdır.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy