(1475 S. K. m. 35, 39, 41, 49)
Dava: Davacı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma ile bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı davalıya ait Anonim Şirket işyerinde önce gıda mühendisi olarak çalışmaya başlamış 1997 Haziran ayında da işletme müdürlüğüne getirilmiştir. Aylık ücretin miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır. Mahkemece iddia esas alınarak 2.000 USD aylık ücret aldığı kabul edilmiştir. Ancak davacı hep aynı unvanla çalışmış değildir. Gıda Mühendisliği ile göreve başlayan ve işletme müdürlüğüne getirilen bir kişinin üç yıllık bir süre içinde farklı ücretler almış olması kuvvetle muhtemeldir. Bu ücretin tesbiti fazla mesai, bayram genel tatil gibi hakların belirlenmesi bakımından, önem taşımaktadır. Arada yazılı bir sözleşme bulunmadığına ve taraf tanıkları da çelişkili beyanlarda bulunduklarına göre durumun ilgili meslek kuruluşundan sorularak açıklığa kavuşturulması ve böylece tereddütlerin giderilmesi gerekir. Bunun üzerinde ciddi biçimde durulmadan işçilik haklarının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Davacı son dönemde işletme müdürü olup, işyerinin en üst düzeyde yöneticisi durumundadır. İş saatlerini kendisinin belirlemesi görevi gereğidir. Bu hususlar üzerinde mahkemece durulmamış ve gerçek duruma uygun şekilde hüküm kurulabilmesi için hakkaniyet indirimine gidilmemiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre bu gibi kuşkulu durumlarda hakkaniyet indirimi yapılması kabul edilerek daha ılımlı miktarlar hüküm altına alınmalıdır. Bu açıklamalar fazla mesai ve hafta tatili bayram çalışmaları karşılığı alacaklar için geçerlidir.
4- Dosya içeriğine göre davacıya zaman zaman işveren tarafından avans ödemeleri yapılmıştır. Bu ödemelerin ücret dışında yani avans üzerinde bir ödeme olarak kabulü doğru değildir. Avans kavramının anlam ve kapsamı da bunu gerektirmektedir. Böyle olunca ödenen 390.000.000 toplam avansın dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy