(1475 S. K. 13, 14, 17, 54)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hizmet akdinin işverence haksız ve bildirimsiz feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren hizmet akdinin davacının ahlak kurallarına ve talimatlar uymayan hareketlerinin olması ve sapık ilişkilerde bulunması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek kıdem ve ihbar tazminatları istekleri reddedilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelendiğinde işveren tarafından haklı fesih nedeni olarak kabul edilen tutanaklara bağlanan ve davalı tanıkları tarafından belirtilen davacının davranışlarının ne zaman, nerede ve ne şekilde meydana geldiği belli değildir. Bu nedenler açık ve somut olmadığı gibi, sapık ilişki olarak nitelendirilen olaydaki ilişkinin davacı dışındaki tarafı olan kişinin hizmet akdinin fesihten bir yıl önce sona erdiği ve işyerinde o tarihten sonra bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Diğer taraftan fesih tarihinin ertesi günü Bölge Çalışma Müdürlüğüne davacının şikayeti üzerine, işyerinde teftişte bulunan müfettişe, olaylarla ilgili tutanaklar o an sunulmamış ve bilahare ibraz edilmiştir. Davalı işverenin fesih ihbar yazısını da 16.8.1999 tarihinde noter kanalı ile davacıya gönderdiği de dikkate alınırsa, tutanakların ve fesih yazısının şikayetten sonra düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu maddi ve hukuki olgulara göre kıdem ve ihbar tazminat isteklerinin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy