(1475 S. K. m. 13, 26/2) (818 S. K. m. 325)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı, fazla çalışma parası, hafta tatili gündeliği ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı bilirkişi raporundan sonra harcını da yatırarak ıslah talebinde bulunduğu davalıya da ıslah tebliğ edildiği halde mahkeme kararında bu talebin nazara alınmaması hatalıdır.
3- Davacı 12.11.1999-12.2.2000 belirli süreli hizmet akdi ile çalışmakta iken mahkemenin de kabulünde olduğu üzere akit süre sonunda feshedilmeyip 20.3.2000 tarihinde sona ermiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre belirli süreli hizmet akdi bir kez uzadığında belirli süreli olmak niteliğini yitirmez. Uyuşmazlık konusu olay da da akit süresinde sona ermeyerek bir kez uzadığından belirli süreli akit niteliğini kaybetmemiştir. Böyle olunca ihbar tazminatına hak kazanılamaz.
4- Mahkemece davacının talebi doğrultusunda söz konusu alacaklarının Amerikan Doları olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. 1475 Sayılı İş Yasasının 26/2. maddesinde işçi ücretinin Türk parası ile ödeneceği açıkça hükme bağlanmıştır. Somut olayda olduğu gibi taraflar arasında ücretin yabancı para ile ödeneceği belirtilmiş olsa dahi bu alacaklar için hüküm kurulurken ödeme tarihindeki Türk Parası karşılığının ödeneceğinin hükümde zikredilmesi gerekir. Yazılı olduğu şekilde yabancı para olarak hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy