(1086 S. K. m. 87)
Dava: Davacı, TİS farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava konusu miktar ıslah yolu ile arttırıldığında, dava dilekçesindeki alacağın tamamı istenmiş gibi düşünülerek, ıslahla hüküm altına alınmış miktar için de dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah ile istenen miktarlara ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halindeki ilgiyle iadesine 27.3.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY
HUMK.nun 87/son cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptalinden önce fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan kısmi davada, davalı önceden temerrüde düşürülmemişse, dava açılmakla oluşan temerrüdün ilk kısmı davaya konu alacaklarla ilgili olduğu, bilahare açılan ek davada istenen bakiye alacaklarla ilgili olarak ek dava tarihi itibariyle borçlunun temerrüde düşürüldüğü, bunun sonucu olarak ek davaya konu alacaklara ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, gerek dairemiz, gerek Hukuk Genel Kurulunca istikrarlı şekilde kabul edilmektedir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararından sonra, ilk davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuşsa, ek dava açılmasına gerek kalmadan, açılan ilk davanın yargılaması sırasında ek davaya konu olabilecek bakiye alacaklar ıslah yoluyla istenebilmektedir.
Dava konumuzda böyle bir ıslah söz konusudur. Burada ıslah yoluyla istenen bakiye alacaklarla ilgili olarak faiz başlangıcı ilk dava tarihimi, yoksa ıslah tarihimi olacaktır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, harç alınması, zamanaşımı ve temerrüde düşürülme gibi usul ve yasa hükümlerini değiştirmiş değildir. Bu nedenle ilk kısmı davada istenen miktarla ilgili olarak önceki gibi faiz başlangıcının ilk dava tarihi, ıslah sureti ile istenen bakiye alacaklara ise, ıslah talebi ile ilgili harcın yatırılma, başka bir anlatımla ıslahın gerçekleştiği tarihin faiz başlangıcı olarak kabulü gerekir.
Bu sebeplerle daire çoğunluğunun ıslaha konu bakiye alacaklara ilk kısmi dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği yolundaki bozma kararına katılamıyorum.
Kararın bu yönden de Onanması görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy