(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücreti, gene tatil gündeliği, yemek ücreti, ikramiye ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde; 1994 yılı ücret belirlenmesinin işverenle aralarında bağıtlanmış olan sözleşmeye göre tüketici fiyat endeksi göz önüne alınarak tesvit edildiğini, ancak 1995 ve 1996 yılları için aynı uygulanmanın yapılmayıp yönetim kurulunca daha düşük oranda zam yapıldığını belirterek fark alacaklar isteminde bulunmuş ve mahkemece istekler hüküm altına alınmıştır.
Davacı ile işveren arasında imzalanan ve 1.1.1994-31.12.1994 dönemini kapsayan sözleşmenin 22. maddesinde; Mali Hükümlerin bitiş tarihinde ücret tablosunda belirlenen günlük ücretlere Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Ticaret Odaları Hazine Dış Ticaret Başkanlığı tespit edilen Tüketici Fiyat Endekslerinin altında, artış yapılamaz... denilmektedir.
Buna karşılıklı 1.1.1995 -31.12.1995 dönemi için bağıtlanan sözleşmenin 22. maddesinde ise, Mali Hükümlerin bitiş tarihinde, ücret tablosunda belirlenen günlük ücretlere Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca (Ticaret Odaları, Hazine Dış Ticaret Başkanlığı) tespit edilen tüketici fiyat endeksleri ve enflasyon oranları dikkate alınarak artış yapılır
. denilmektedir.
Görüldüğü şekilde her iki sözleşmenin ücret artışı ile ilgili hükümleri birbirinden faklıdır.1994 yılını kapsayan sözleşmede tüketici fiyat endekslerinin altında ücret artışı yapılamayacağı belirtilirken, 1995 yılı sözleşmesinde ise tüketici fiyat artışları ve enflasyon oranları dikkate alınarak artış yapılması gerekliliğine işaret edilmektedir. 1994 yılı sözleşmesi işverene artış oranının alt sınırıyla ilgili takdir hakkı bırakmazken 1995 yılı sözleşmesi artış miktarının belirlenmesinde kısıtlayıcı bir hüküm getirmemiş, ancak zam oranı belirlenirken fiyat endekslerinin ve enflasyon oranının değerlendirmede göz önüne alınması gerekliliğini vurgulamış ve işveren bu unsurları da değerlendirmesine alarak ücret zammı yapmış olup, 1994 yılına göre daha düşük oranda zam yapılması sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı gibi, iddia edildiği şekilde İş Kanununun 60. maddesine de aykırı değildir.
Şöyle ki 60. madde de ücretten indirim yapılamayacağı hüküm alınmış olup ikinci sözleşmeyle davacının 1994 yılına göre ücreti indirilmeyip aksine ücret artışı yapılmıştır. İşverence belirtilen kıstas çerçevesinde 1995 yılı için zam oranı belirlenip uygulandığında ve daha sonraki yıllarla ilgili işverence belirlenen zam oranlarına da itiraz edilmediği de görülmekle, davacının fark alacaklarının bulunmadığı açık olup, aksine düşüncelerle zamanaşımı itirazda değerlendirilmek suretiyle fark alacaklara hükmedilmesi hatalı olduğundan mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy