(4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, kötü niyet tazminatı, ücret alacağı ile hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelerden Eylül başında işverenin ekonomik kriz nedeniyle işçi çıkaracağını işçilere duyurduğu nitekim 30.9.2001 ve değişik tarihlerde bu nedenle işçi de çıkardığı davacının bu duyumdan sonra 11.9.2001 tarihinde işvereni Defterdarlığa şikayet ettiği, 12.9.2001 de Maliye ekiplerinin işyerinde denetim yaptığı, ancak davacının 15.9.2001 tarihine kadar çalıştıkları bizzat bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği 17.9.2001 tarihli dilekçesinden anlaşılmaktadır. Hizmet akdinin bu tarihten sonra feshedildiği ve davalı işvereninde haklı feshi ispatlayamadığı bu nedenle kıdem tazminatı isteğinin kabulü yerinde olduğu görülmüştür. Ancak, aynı şekilde iş sözleşmesi feshedilen davacı tanığı Mustafa Kar dahi davacının zam istediğini işverenin bir miktar zam yaptığını davacının bunu az bulup almadığını ve akdin işverence feshedildiğini söylemiştir. Diğer davacı tanığı da hizmet akdi aynı şekilde feshedilen bir işçi olup şikayet etmeleri üzerine fesih olduğunu belirtmişse de tanıkların bu çelişkili ifadeleri ve olayın seyrinden, işten çıkartılacaklarını anlayan davacıların önce Defterdarlığa sonra Bölge Çalışma Müdürlüğüne, Sosyal Sigortalar Kurumuna şikayetlerinin başladığı anlaşılmış bu durumda da iş akdinin kötü niyetle feshedildiği davacı tarafından kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmadığından ihbar tazminatına hükmedilmesi ile yetinilmek gerekirken kötü niyet tazminatına karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3- Seri halde dosyaları dairemizce incelenen ayakçı ve makineci olarak çalışan davacılar Bölge Çalışma Müdürlüğüne 17.9.2001 tarihinde verdikleri dilekçelerinde farklı ücretler aldıklarını belirttikleri halde bu kez dava dilekçesinde son ücret olarak aynı miktarı yazmışlar mahkemece de parça başı ve aynı ücreti aldıkları kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Tüm çalışma süresinde Ağustos 2001 tarihine kadar ihtirazi kayıtsız imzalı bordro ile aldıkları ücret yerine davacının çelişkili iddiası, hizmet akdi aynı şekilde feshedilen davacı tanıkları anlatımlarına itibar edilerek ücretin saptanması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy