(1475 S.K. m. 14) (2822 S.K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, ilave tediye, fazla mesai, hafta bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 4.11.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Serap Dumlu geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyizine gelince:
a ) Davacı işçi, muvazaalı taşeron sözleşmelerine dayanarak taşeron işçisi olarak gösterilmek suretiyle çalıştığını, gerçekte davalı Makina Kimya Endüstrisi Kurumunun işçisi olduğunu, dayanışma aidatı dilekçesinin ibrazı üzerine davalı tarafından kötüniyetli olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı ve bir kısım işçilik haklarıyla ilgili isteklerde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, şartname evrakını sunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazzanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkının bulunmadığı sonucuna varılmış, asgari ücrete göre hesaplanan ihbar ve kıdem tazminatları hüküm altına alınmıştır. İzin ücreti, ilave tediye alacaklarının ise davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya ya davalı ile taşeron olduğu söylenen Şehmus Atılgan arasında yapılmış bir taşeronluk sözleşmesi sunulmadığı gibi, taraflar arasında gerçek bir taşeronluk anlaşması olduğunu gösteren başkaca bir kanıt bulunmamaktadır.
Bu durumda davacı işçinin dayanışma aidatı dilekçesi verdiği dikkate alınarak davalı işverene ait işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığının kabulü gerekir. Mahkemece, bu konuda mütalaasına başvurulan bilirkişinin düzenlediği 5.7.2001 tarihli rapor bir değerlendirmeye tabi tutularak, istek konusu tazminat ve işçilik haklarıyla ilgili bir karar verilmelidir.
b ) Davacı işçinin sözleşmesi dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanması talebini içeren dilekçenin davalı işverene verilmesini takiben üç gün sonra feshedilmiştir. İşverence yapılan bu feshin kötüniyete dayandığı açıktır. Mahkemece davacının kötüniyet tazminatı isteğinin de kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy