(1086 S. K. m. 74, 83)
Dava: Davacı, kömür ücreti, ikramiye, ilave tediye ve kıdemli işçiliği teşvik primi, zorunlu tasarruf kesintisi, gece mesaisi, fazla mesai ile hafta sonu çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentler kapsamında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Hüküm altına alınan kömür yardımı alacağı, ikramiye, ilave tediye ve kıdemli işçiliği teşvik prim alacaklarının hangi tarihlerde ödeneceği toplu iş sözleşme hükümlerinde düzenlenmiştir. Davacı vekili istekte bulunurken faizin ödenmesi gereken tarihlerden uygulanmasını talep etmiştir. Ayrıca kıdemli işçiliğe teşvik prim alacağına en yüksek işletme kredisi faizi, ikramiye alacağına ise en yüksek mevduat faizi uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmiştir. Yapılacak iş, söz konusu alacaklara toplu iş sözleşmesinde öngörülen tarihlerde kömür ücreti ve ilave tediye alacağına yasal faiz, kıdemli işçiliği teşvik primi alacağına en yüksek işletme kredisi faizi ve akdi ikramiye alacağına da en yüksek mevduat faizi oranını geçmemek üzere en yüksek işletme kredisi faizi uygulamaktan ibarettir. Yazılı şekilde dava ve ıslah tarihlerinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
3-) Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacıya 1997 yılından sonra tasarruf teşvik kesintisi nema alacağının ödenmediği ve işverence bankaya yatırılmadığı, emekli olan davacının da bu alacağını alamadığı anlaşılmıştır. İşverenin Sosyal Sigortalar Kurumu ile protokol yapması ve ödemede bulunması davadan sonra olup, bu işveren ve SSK arasındaki bir ilişkidir. Davacı dava açtığı sırada davalı işverenin kusurlu eylemi nedeniyle tasarruf teşvik kesintisi ve nema alacağından yoksun kaldığına göre, bu alacağın da hesaplanarak hüküm kurulması gerekir.
4-) Davacı dava dilekçesi içeriğinde fazla mesai ve tatil çalışması yaptığını belirtmiş ve ıslah dilekçesi ile fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret ve fark ücret isteminde bulunmuştur. Islah, tek taraflı bir işlem olup, karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Islah aynı zamanda davanın ve savunmanın genişletilmesi yasağının istisnasıdır. Diğer taraftan Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunda işverence 14.4.1999 tarihinden sonra yapılan fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücretlerin ödenmediği belirlenmiştir. Bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ve toplu iş sözleşmesinden doğan fark ücretlerin ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü işverene aittir. Mahkemece bordrolar dosyada mevcut olmadığı ve iddialar sübut bulmadığı ve ayrıca ıslah ile yapılan talebin de iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu gerekçesi ile bu isteklerin reddine karar verilmesi de hatalı olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy