(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dosya içeriğinden davacının davalı işyerinde çalışırken 27.11.2000 tarihinde emeklilikle nedeniyle işyerinden ayrıldığı ve 1.12.2002 tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak bilahare kurulan yeni bir hizmet akdi ile çalışmasını sürdürdüğü ve 4.9.2001 tarihinde işyerinden haklı bir neden bulunmadığı halde ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren 4.9.2001 tarihinde işyerinden davacının kendi ayrıldığını savunmuş buna rağmen davacıya ihbar ve kıdem tazminatı ödendiğine dair ibraname ibraz etmiştir. İbraname içeriği savunma ile çelişkilidir. Bu sebeple ibranameye değer verilemez. Davacının emekli olarak işyerinden ayrıldığı 27.11.2000 tarihinde kendisine kıdem tazminatı ödendiği de kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davacının 27.11.2000 tarihinden önceki hizmet süresi nazara alınarak anılan tarihteki ücrete göre belirlenecek kıdem tazminatının talep miktarı da göz önünde bulundurularak hüküm altına alınması gerekir. Emeklilikten önceki süre ile ilgili kıdem tazminat isteğinin de yazılı şekilde reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda açıklandığı gibi ibranameye değer vermek mümkün olmadığı gibi ibraname yıllık ücretli izin alacaklarını kapsamadığından davacının kullanmadığı izin ücretleri ile ilgili alacak miktarı saptanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy