(1475 S. K. m. 17) (4857 S. K. m. 25)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme. davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla (...) gereği konuşulup düşünüldü.
Davacının iş akdi 15.05.2000, 18.05.2000 ve 24.05.2000 günlerinde işe gelmediği gerekçesiyle feshedilmiş olup davacı 15.05.2000 günü işyerinde çalıştığını; ancak, sürekli makas kullanmaktan dolayı elinin şişmesi nedeniyle izin aldığı, 18.05.2000 gününde de rahatsızlığının devam ettiğini telefonla işyerine bildirdiğini ve gelmeyebileceğinin kendisine ifade edildiğini ve 24 Mayıs günü de işyerinde bulunduğu, tüm bunlara karşılık işverenin haksız olarak iş akdini feshettiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatları talebinde bulunmuştur.
Dosya içinde bulunan 3 günlük devamsızlık tutanaklarında, 18.05.2000 ve 24.05.2000 günleri için davacı yetkililerden izin almadığını; ancak, 15.05.2000 günü için sağ elinin şişmiş oluşu nedeniyle Derya Özalp adlı işyeri yetkilisinden izin aldığını belirtmektedir.
Derya Özalp; davacının kendisinden izin istediğini; ancak, yetkisi olmadığı için veremediğini beyan etmiş ise de, diğer tanıklar davacının yanlarına gelerek, izin aldığını beyan ettiğini ifade etmişlerdir.
Davacının 15.05.2000 günü 16-24 vardiyasında işyerinde olduğu ve bugün işyerine gelmediği şeklindeki davalı iddiasının yerinde olmadığı tutanak ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.
Mahkeme, davacının bir ay içinde üç gün işe gelmeme iddiasının yerinde bularak davacı taleplerini red etmiştir.
Davalının iddiası ve mahkemenin kabulü üç iş gününde işe gelmeme olgusu olduğuna göre, bu iddia ve kabulün sağlam kanıtlara dayanması gerekir.
Tutanaktan ve tanık beyanlarından 15.05.2000 günü davacının iş başında olduğu tartışmasız olmakla beraber onbeş yıldan beri işyerinde çalışan bir kişinin mazeretsiz olarak işe gelmeyerek tahakkuk edebilecek tazminatlarından yoksun kalacak hareketlere başvurması inandırıcı görülemediğinden, fesih nedeni yapılan 1475 sayılı İş Kanununun 17/II -1 maddesindeki koşullar oluşmadığından davacı isteklerini ret eden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy