(818 S. K. m. 140, 126)
Dava: Davacı, fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının 01.9.1997 -15.1.2000 tarihleri arasında davalı şirketle çalışması nedeni ile Ankara 7.İş Mahkemesinin 2000/367-2001/659 sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, fazla çalışma ücreti karşılığı 500.000.000 TL. hafta tatili ve bayramlarda fazla çalışma harçlığı 500.000.000 TL. ile yurtdışı görevler nedeni ile doğan ancak ödenmeyen 2000 ABD Doları harcırahın ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığı fesih tarihiden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini istemiş; yapılan yargılama sonunda davacının 3.860.254.927 TL. fazla mesai, 01.0378.662.397 TL hafta tatili,172.975.184 TL ulusal bayram genel tatil alacağı tespit edilmiş, ancak taleple bağlı kalınarak fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline, yurtdışı harcırah isteğinin reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay onamasından da geçerek kesinleşmiştir.
Davacı, 17.12.2002 tarihinde açmış olduğu bu dava ile, bakiye 3.360.254.927 TL fazla mesai,172.972.184.TL ulusal bayram genel tatil ve 878.662.397 TL hafta tatili alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep etmiştir. Davalı savunmasında zaman aşımı def'inde bulunmuş ise de, mahkeme ise talep gibi karar vermiştir. Bu davada esas uyuşmazlık, dava konusu alacakların 17.12.2002 dava tarihi itibariyle zaman aşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu alacaklar işçi ücretlerinden kaynaklanmaktadır. Davalı süresinde Borçlar Kanununun 140. maddesi gereğince zaman aşımı def'inde bulunmuştur. Aynı kanunun 126/3 maddesine göre bu tür alacaklar beş yıllık süre geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. Bu durumda mahkemenin zamanaşımı def'ini nazara alması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Söz konusu hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.05.2003 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy