(1475 S. K. m. 13/A)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı sendikal nedenlerle hizmet akdinin feshedildiğini iddia etmiş davalı ise ekonomik kriz, durgunluk ve alacakların tahsil edilememesi gibi sebeblerle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini savunmuştur. Mahkemece savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
1475 sayılı İş Kanununa 4773 sayılı kanunla eklenen 13/A maddesine göre fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi zorunludur. Yasanın belirtilen amir hükmü nedeniyle iş sözleşmesinin feshinde bu şekil ve usul şartlarına uyulmaması, feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
Dosyada ki bilgi ve belgelerden bu şekil şartına uyulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum feshin geçersizliği sonucunu doğuracaktır.
Diğer taraftan davalı işveren ekonomik nedenlerle iş sözleşmesini feshettiğini belirtmiştir. 1475 sayılı İş Kanununa 4773 sayılı kanunla eklenen 13/A maddesinin gerekçesinde, işyeri dışından kaynaklanan bu gibi hallerde öncelikle fazla çalışmaların kaldırılması, işçinin rızası ile çalışma sürelerinin kısaltılması, işin zamana yayılması, feshin en son çare olarak düşünülmesi gerektiği öngörülmüştür. Davalı ileri sürdüğü ekonomik nedenleri ispatlayamadığı gibi fesih nedeni olarak gösterdiği alacakların tahsil edilemediği hususu geçerli fesih nedeni olarak kabul edilemez. Bunun yanında Yasanın gerekçesinde belirtilen yöntemin uygulanmadığı, bir başka deyişle işçinin rızası ile çalışma sürelerinin kısaltılması, işin zamana yayılması, fazla çalışmaların kaldırılması yoluna başvurulmadığı da açıktır.
Bu nedenlerle işe iade talebinin reddine dair karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı sendikal sebeple işine son verildiğini iddia etmiştir. Bilindiği üzere hizmet aktinin geçerli nedenlerle feshedildiğinin kanıtlanması yükümlülüğü davalı işverene, sendikal nedenlerle feshedildiğinin ispat külfeti ise davacı işçiye aittir.
Davacı 28.05.2003 tarihinde sendikaya üye olmuştur. Dosyada mevcut işten ayrılma bildirgesinden davacının sendika üyeliğinden önce 22.05.2003 tarihinde işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davalı işverenin bu tarihten önce davacının sendika üyeliğinden haberdar olduğu ve davacının başkaca sendikal faaliyette bulunduğu da kanıtlanamamıştır. Buna göre davacı sendikal nedenlerle hizmet akdinin feshedildiğini ispatlayamadığından bu yöndeki talebin reddi gerekir.
Açıklanan nedenlerle mahalli mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılması ve 1475 sayılı yasaya eklenen 4773 sayılı yasanın 13/c maddesi uyarınca kesin olmak üzere aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen gerekçelerle;
1- Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Hakimliğinin ( İş ) Mahkemesinin 10.02.2004 tarih ve 2004/1223 Esas 2004/37 Karar sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacı işçinin işe iade için yasal süresinde işverene müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar azami 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Kötüniyet tazminatı ve faiz isteminin şartlar oluşmadığından reddine,
6- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7- Avukatlık ücret tarifesi gereğince 350.000.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8- Davacının yaptığı ( 23.500.000 ) TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 27.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy