(2822 S. K. m. 6) (4857 S. K. m. 18, 20, 21)
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyiz itirazına gelince:
Davacı, Toplu İş Sözleşmesinin 22. maddesine dayanarak işe iadesini, olmadığı takdirde tazminat isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı işveren, davacının diğer çalışanlar ve müşterilerle olan uyumsuzluğu nedeniyle hakları ödenmek suretiyle iş akdinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davacının hizmet süresinin 6 aydan az olması nedeniyle işe iade talep hakkının bulunmadığı, Toplu İş Sözleşmesinin 22/II. Son maddesi uyarınca Disiplin Kurulu kararı alınmadan iş akdi feshedildiği için maddede öngörülen tazminata hak kazandığı gerekçesiyle isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fesih tarihinde yürürlükte bulunan 1.3.2002-28.2.2005 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 22. maddesinin 1. bendinde bireysel işten çıkarılma, II Bendinde ise toplu işten çıkarılma koşulları gösterilmiş; son fıkralarında ise, "İşverenin bireysel ve zorunlu işçi çıkarma hakkını hatalı kullandığı veya sözleşme hükümlerine uymadığı saptanırsa, işçi, açıkta kalan sürelere ilişkin ücret ve diğer hakları derhal ödenerek işe başlatılır. Buna uyulmadığı takdirde, işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarının iki katı tutarında tazminat ödenir. Şu kadar ki, bu ödeme işçinin ücretinin bir yıllık tutarından az olamaz.Yasalardan ve sözleşmeden doğan haklar saklıdır"denilmiştir.
Anılan maddenin tamamı göz önüne alındığında, işçinin işe iadesi buna bağlı olarak boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları ile tazminatı da kapsadığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, maddede öngörülen tazminat davacı işçinin işe iade isteminin kabulüne bağlıdır. Mahkemece davacının işe iade isteği reddedildiğine göre artık tazminatı da isteyemez. Bu husus düşünülmeden yazılı şekilde "cezai şart" olarak nitelendirilmek suretiyle tazminat isteğinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy