(1475 S. K. m. 14) (2495 S. K. m. 20) (4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kesmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Güvenlik görevlisi olarak çalıştırılan davacıya, davalı bankaya tahsil için verilen diğer bir bankanın çekini tahsil etme görevi verildiği, davacının çek karşılığını almasına rağmen bankaya getirmekte gecikmesi üzerine iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme, 2495 sayılı Özel Güvenlik Teşkilatı Yasanının 20. maddesine göre, özel güvenlik teşkilatı personelinin, kanunlarda öngörülen haller dışında, bu Kanunla gösterilen görevlerinden başka işte çalıştırılmayacaklarına dair kural gereğince verilen tahsilat görevinin geçersiz olduğunu ve geçersiz görev ve yetkinin sonucu olarak hizmet akdinin feshedilemeyeceğini belirterek talep edilen ihbar ve kıdem tazminatlarını hüküm altına almıştır.
Öncelikle davacı ile davalı arasında hizmet akdi bulunmaktadır. Davalı işveren davacıya bir görev vermiş olup, bu görevin kendisine verilemeyeceği yönünde davacının bir itirazı olmamış ve görevi yerine getirmiş ancak, tahsil ettiği parayı bankaya çok sonra vererek zimmetinde tutmuştur. Taraflar arasında mevcut olan hizmet akdinin davacıya yüklediği sorumluluklardan biri de işverenin güvenini kötüye kullanmamaktır. Olayın böyle bir görev verilip verilemeyeceği ile ilgisi bulunmamaktadır. İşveren davacıya güvenmiş, davacı verilen görevin Yasaya göre kendisine verilemeyeceği yönünde itirazda bulunmamış ve görevi yerine getirmesine karşılık parayı zimmetinde tutmuş olup, burada verilen görev güvenlik görevlisi sıfatı dışında, aradaki karşılıklı güvene dayanan bir hizmet talep etmedir. Davacının işverenin güvenini kötüye kullandığı açık olup, banka gibi bir işyerinde çalışma güven esasına dayandığından ve davacıda karşılıklı güven duygusunu ortadan kaldıran eylemde bulunduğundan işverenin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Aksine düşüncelerle ihbar ve kıdem tazminatlarına karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy