(4857 S. K. m. 11/2)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.1.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
Davacı işçinin işe iade talebi belirli süreli iş akdi ile çalıştığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacı taraf iddialarında; kendisiyle işveren arasında belirli süreli iş sözleşmesinin yapılmasını gerektirir objektif bir neden bulunmadığı gibi, yasanın aradığı diğer koşullarında mevcut olmadığını ve bu nedenlerle sözleşmenin başından beri belirsiz süreli olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Davacı ile işveren arasında yapılan sözleşmede, davacı personel olarak adlandırılmış ve dernekte Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Genel Sekreterlikçe verilecek görevleri yapacağı belirtilmiş olup, süre olarak bir yıl kararlaştırılmıştır.
Daire çoğunluğu tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 11 inci maddesinin 2. fıkrasının her zaman için belirli süreli iş sözleşmesi yapmaya cevaz verdiği ve objektif nedenlerin aranmasına gerek olmadığı ancak, bu şekilde yapılacak sözleşmenin birden fazla üst üste yapılması halinde belirsiz süreli kabul edilmesi gerektiği görüşüyle mahkeme kararı onanmıştır.
Ancak, belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için baştan itibaren objektif koşulların bulunması ana koşuldur. Yoksa bir sözleşmede tarih unsurunun bulunması o sözleşmeyi belirli süreli iş sözleşmesi haline getirmez.
Davacı ile işveren arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektirecek objektif koşulların bulunmadığı açıktır. İşyeri bir dernek olup, davacının bu dernekte mesleği ile ilgili bazı işleri yapmak üzere görevlendirildiği ve işletme- pazarlama uzmanlığı üzerine eğitim aldığı görülmektedir. Buradan çıkarılan sonuç, davacının belirli bir işin veya projenin tamamlanması amacıyla işe alınmadığı ve işverenin belirli bir işi tamamlamayı üstlenmediği ve ayrıca davacının görevinin belirli bir olgunun tamamlanmasına kadar devam edeceğinin öngörülmediğidir.
Yasa koyucu, belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını bazı koşullara bağlamakla, belirli süreli sözleşme yapma hakkının kötüye kullanmasını önlemek amacını gütmüştür. 4857 sayılı İş Kanununun 11. maddesinde belirli iş sözleşmesinin hangi koşullarda yapılabileceği açıkça gösterilmektedir. Yasanın koyduğu kurallara uygun olarak yapılmayan belirli iş sözleşmelerinin belirsiz süreli olarak kabulü gerekmektedir.
Dava konusu olayda, taraflar arasındaki sözleşme belirli süreli olarak kabul edilmekle davacının iş güvencesi hakkından faydalanması engellenmektedir. Mahkemenin süresi belirsiz sözleşmeyi süreli sözleşme kabul etmek suretiyle istemin reddine karar vermesi hatalı olduğundan kararın bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy