(1475 S. K. m. 13, 26)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Mahkemece karar taraf vekillerinin yüzüne karşı 30.9.2004 tarihinde tefhim edilmiş gerekçeli karar ise 14.10.2004 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 5.11.2004 tarihinde, temyiz süresi geçtikten sonra kararı temyiz etmiş olmakla temyiz talebinin reddine,
2.Davalı temyizine gelince;
Davacı ile davalı arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde ücretin Amerikan Dolan olarak belirlendiği Mart 2001 tarihinde ülke çapındaki ekonomik kriz sonucu doların Türk Lirası karşılığının aşırı değer kazanması sonucu ücret olarak belirlenen Amerikan Dolarının bin dolar karşılığı 700 TL.olarak sabitlendiği Eylül 2001 tarihinden itibaren ise bir dolar karşılığı bir milyon TL.olarak sabitlendiği ücretlerin sabitlenen bu ücrete göre ödendiği bu uygulamanın yalnız davacıya değil işyerinde döviz karşılığı çalışan tüm çalışanlara yapıldığı davacının bu uygulamaya karşı çıkmadığı 31.10.2002 fesih tarihine kadar bu işyeri uygulamasına göre ödemelerin yapıldığı hizmet akdinin feshi sırasında işçilik alacaklarının sabitlenen ücrete göre hesaplanıp ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı akdin feshinden sonra ücretin sabitlenmesinin yerinde olmadığını iddia ederek ücret farkı ve ihbar tazminatı farkı alacak isteğinde bulunmuş mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bu istek hüküm altına alınmıştır.
Davacı, uzun süre işverenin ücret uygulamasına karşı çıkmamış ve ihtirazı kayıt dermayan etmeden işyeri uygulamasına rıza göstermiştir. Bu durumda tarafların yeni ücret ödemesi konusunda anlaştıklarının kabul edilmesi gerekir. Uzun süre bu uygulamayı kabul eden davacının akdin feshinden sonra niza çıkarması objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaz. Bu sebeplerle davacının fark ücret ve fark ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy