(4721 S. K. m. 2) (2821 S. K. m. 30) (4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş yeri ile ilgili olmayan bir suçtan dolayı 3.6.1999 tarihinde tutuklandığını ve 11.10.1999 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye edildikten sonra işe başlamak için müteaddit defalar işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını belirterek Medeni Kanunun 2. ve devamı maddeleri ile 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 29/5.maddesinin mukayeseli yorumlanması nazara alınarak işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının evrakta sahtekarlık ve dolandırıcılık suçlarından tutuklanarak Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını Toplu İş Sözleşmesi 29/3-D maddesi uyarınca tutuklu kaldığı sürenin 90 günü aştığını, ayrıca işe tekrar almanın idarenin takdirinde olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tutuklanmasının işçilik haklarını etkileyecek şekilde amacını aşar nitelikte kullanıldığının sabit olduğunu, iddianamede yer alan suçu da işlememiş olduğu Medeni Kanun'un 2. maddesi ile 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 29/5.fıkrası gereğince işe iadesi yönünde vicdani kanaat oluştuğunu belirterek davacının işe iadesine boşta geçen süre ücretine ve işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminatı hüküm altına almıştır.
İşe iade Müessesesi Sendikalar Kanununun 30. maddesi dışında ilk defa 4773 sayılı Kanun'un 15.3.2003 tarihinde yürürlüğe girmesiyle iş hukuku alanında uygulanmaya başlamıştır. Somut olayımızda dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının 3.6.1999 tarihinde işyeri ile ilgisi olmayan bir suçtan dolayı 129 gün tutuklu kaldığı ve bu olay sebebiyle de 3.6.1999 tarihi itibariyle işyeri ile ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır. İşverenin bu olay nedeniyle ayrı bir fesih yazısı düzenlediğine ilişkin bir kayda dosya içerisinde de rastlanmamıştır. Bu olay akabinde davacı 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 29.maddesinin değişik fıkraları itibariyle işe tekrar alınması için müteaddit defalar müracaatta bulunmuş işverence yine 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkraları uyarınca ret cevabı verilerek yeniden işe başlatılmamıştır. Davacının işyeri ile ilişiğinin kesildiği 3.6.1999 tarihi itibariyle 4773 veya 4857 sayılı Kanun yürürlüğe girmemiş olup davacının işe iade hükümlerinden yararlanmasına imkan yoktur. Ayrıca davacı Medeni Kanunun 2 ve toplu iş sözleşmesi hükümleri nazara alınarak işe iade edilmesini istemiş olup bu şekilde işe iade istemi de İş Kanunu hükümleri uyarınca mümkün değildir. Davacı sendika işyeri temsilcisi olduğunu da iddia etmemiştir. Dolayısıyla davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olup kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve 4857 Sayılı Kanunun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 1- Yukarıda gösterilen gerekçelerle 28.10.2003 tarihi 2004/384-518 Sayılı Mahkemenin kararının BOZULARAK ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Davalı vekil ile kendisini temsil ettirdiğinden 350 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4- Davacının yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına, harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, kesin olarak 24.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy