(4857 S. K. m. 17, 18, 21) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti ile bayram tatili gündeliğinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının eşi işyerine gelip kendisi ile konuşmakta iken işverenin, davacının eşini mesai bitmediğini belirtip dışarı çıkarttığı, bunun üzerine davacının eşinin işyerine telefon ederek telefona çıkan kişiye küfür ettiği, ertesi gün davacının işyerinden eşyalarını alarak ayrıldığı dinlenen davalı tanıklarının beyanından anlaşılmaktadır. Ancak, dosyadaki diğer tanık beyanları ile bilgi ve belgelerden davacı tanığının bu beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının eşinin işyerine telefon etmesinden sonra iş aktinin haksız olarak işverence feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının bir kusur ve kabahatinin bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle iş aktinin işverence haklı bir neden yok iken feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi hatalıdır.
3- Dosyaya sonradan ibraz edilen Ağustos 2002 ayı ücret bordrosunda davacının ücretinin ödendiğine dair imzası bulunmaktadır. Bu bordronun davacıya gösterilerek diyecekleri sorulup, gerçekten bu ücretinin ödenip ödenmediğinin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu aya ilişkin alacağın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy