(1086 S. K. m. 187)
Dava: Davacı, uğranılan şirket zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı TPAO. nun hizmet akti ile çalışanları olan davalıların, davacı şirketle Kazakistan hükümetinin ortaklaşa kurduğu ve davacının % 49 ortaklığının olduğu şirkette genel müdür yardımcısı, üretim müdürü ve danışman olarak çalıştıkları ihtilaf konusu değildir.
Anılan KTM şirketi ile Kazakistanda faaliyet gösteren TDHAN firması arasında 1.1.1996 tarihinde kalsiyum klor satın almak üzere sözleşme yapıldığı, malın teslimi için 45 gün süre verilerek paranın tamamının mal teslim edildiğinde ödeneceği hükmü getirildiği, ancak davalıların ürün tamamen teslim edilmeden bütün parayı ödedikleri, eksik teslim nedeniyle KTM şirketinin zararının 77.603.20 ABD doları olduğu, Kazakistanda malı teslim etmeyen firma aleyhine açılan davanın kazanıldığı, ancak firmanın malvarlığı olmadığından herhangi bir tahsilat yapılamadığı da uyuşmazlık dışındadır.
Bu şekilde gerçekleşen olayda jeoloji yüksek mühendisi ve iki avukattan oluşan bilirkişi heyeti raporunca; sonuç olarak asıl sorumluluğun KTM şirketine ait olduğunu belirtmişlerdir ki davalılarda aynı zamanda bu şirketin çalışanlarıdır. İkinci olarak TPAO. nun KTM. nin hesaplarını murakabe etmesi dışında uygulama ve işlemlerine müdahale etme yetkisinin olmadığını ifade etmişlerdir. Ancak yine bilirkişi raporunda belirtildiği gibi KTM. nin kuruluşuna TPAO nakit para koyarak, Kazakistan ise ayni olarak ortak olmuş ve kuruluş anlaşmasına göre TPAO. nın tüm masrafları karşılayacağı ve zararın TPAO ya zarar olarak kaydedileceği yazılıdır. Bu durumda davacı doğrudan zarara uğramakla dava açmasını engelleyecek bir durumdan söz etmek olası değildir. Davalılarla davacı arasında hizmet akti ilişkisi devam etmektedir. Ve Davalıların davacının menfaatlerini korumak zorunluluğu mevcuttur. Davalıların hukuka aykırı eylemleri sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırılık teşkil eder.
Öte yandan davacı işverenin Kazakistanda uğradığı tüm zararlar nedeniyle Ankara 30.Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davada bu olayında yer aldığı ve bu davada sadece İlker T. davalı olarak görüldüğü ve anılan davalının da derdestlik itirazında bulunmasına rağmen bu dava sonucunun araştırılmadığı da görülmüştür.
Bu nedenle öncelikle derdestlik itirazı ile ilgili bir karar verilmeli, daha sonra öğretim üyeleri ve Sayıştay denetçilerinden oluşan bir bilirkişi heyetine dosya incelettirilerek, miktarına itiraz edilmeyen ve satılan ürün teslim edilmediği halde tüm parasının ödenmesi olayında davalıların durumları tek tek irdelenerek kusurlarının olup olmadığının belirlenmesi istenmeli, sonucu bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy