(4857 S. K. m. 59)
Dava: Taraflar arasındaki, izin ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.7.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince;
Davacı işçi çalıştığı sırada izinlerinin tam olarak kullandırılmadığı iddiasıyla izin ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir.
Davalı bir kamu bankasıdır. Davacıya ait personel sicil kayıtlarında izin kullandığı tarihler belirtilmiş, aynı zamanda davacının görev yaptığı bankanın yetkililerince genel müdürlüğe hitaben yazılan yazılarda davacının izin kullandığı tarihler ile işe başlama tarihleri gösterilmiştir. Davacı işçinin imzası bulunmasa dahi resmi nitelikte bu belgelere itibar edilmesi gerekir. Davalı bir kamu kurumu ve ayrıca bir banka olduğuna göre kurum içi yazışmaların içeriğinin doğru olduğu kabul edilmelidir. İşçinin izin kullanmadığı halde genel müdürlüğe bu şekilde izin kullanmış gibi bilgi verilmesi mümkün görülmemelidir. Davacı tarafın, izin dönemlerinde sigorta primlerinin yatırılması gerektiği bu nedenle dönem bordrolarında izin kullanılan günlerin belirtilmesi gerektiği şeklindeki itirazı da somut olayda uyuşmazlığın çözümünde etkili görülmemiştir. Davacı işçinin izin kullandığına dair ve eski tarihli söz konusu resmi yazı içeriklerine göre izinlerini tam olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da bu husus açıklanmıştır. Böyle olunca davanın reddi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy