(1475 S. K. m. 14, 89)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davacı işçinin kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; yedi yıldan fazla süredir işyerinde çalışan davacı işçinin 1997 tarihinden itibaren her ay 10 - 15 gün ücretsiz izin talep ettiğine dair işverence hazırlanmış matbu belgelerin bulunduğu, işverenin ayda 30 gün çalışan davacının çalışmasını SSK. na bu nedenle eksik bildirdiği, davacı ve bir arkadaşının bu izin belgelerine itiraz ederek imzalamamaları üzerine hizmet akdinin işverence feshedildiği, davacının Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurduğu anılan kurumun da feshin işverence ve haksız olarak gerçekleştirildiği ve kıdem, ihbar tazminatının ödenmesine ilişkin rapor düzenlediği görülmektedir.
Mahkemece dinlenen davacı tanıkları, davacının iddiasını doğrulamışlar, işverenin oğlu ve işyerinde çalışan diğer davalı tanığı ise; davacının fesihten önce işyerinden ayrılacağını söylediğini duyduklarını belirtmişlerdir.
Davalı işveren davacının işyerini terk ederek iş akdini feshettiğini kanıtlayamadığı gibi 1475 sayılı İş Yasasının 89. maddesi gereğince aksi kanıtlanmayan iş müfettişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy