(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde çalışırken iş akdinin sendikaya üye olması nedeni ile diğer işçilerle birlikte sebep gösterilmeden sözlü olarak feshedildiğini beyan ederek, feshin geçersizliğinin tespitini ve davacının işe iadesini, yasal süre içinde müracaata rağmen işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarından şimdilik 50.000.000 TL'nin fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve şimdilik 50.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere 4 aya kadar doğmuş ücretinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davanın yasal olmadığını, iş akdinin sendikal nedenlerle feshedilmediğini, işyeri dışından kaynaklanan sebepler ile iş akdinin feshedildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Yargılama devam ederken davalı işverenin iş kurumu aracılığı ile çağrısı üzerine davacı 04.11.2003 tarihinde davalı işyerinde yeniden çalışmaya başlamış ve başladığına ilişkin işe giriş bildirgesi de dosyaya sunulmuştur.
Davacı vekili tarafından davacının işe başlamasına rağmen feshin geçersizliğinin tespiti ve boşta geçen süreye ilişkin ücretin de hüküm altına alınması talep edilmiş ise de; geçersiz sebep bulunduğuna karar verilmeyen hallerde çalışılmayan süre için ücrete hak kazanılmasına karar verilmesine ilişkin yasa maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından bu konu hakkında hüküm kurulmamıştır.
Tüm dosya kapsamı ile davacının yeniden işe başlaması nedeni ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektiriri sebeplere ve özellikle dava tarihindeki şartlara göre değerlendirilerek davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, dava tarihinden sonra oluşan koşullara göre davacının davasının konusuz kalması sebebiyle karar ittihazına mahal olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de somut olayda fesihte geçerli nedenlerin varlığı sunulan belgelerle kanıtlandığından,
Sonuç: Sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 12.2.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy