(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 1.6.2003 tarihinde haklı bir neden bulunmadığı halde işverenlikçe işten çıkartıldığını iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı ise 1.6.2003 tarihinden itibaren davacının işe devam etmediğini 5-6 Haziran 2003 tarihlerinde işe gelmediğine dair tutanak tuttuklarını işe gelmemek suretiyle aktin davacı tarafından sona erdirildiğini savunmuştur. Mahkemece davacının iddiasına değer verilerek istekler hüküm altına alınmıştır. Hizmet aktinin 1.6.2003 tarihinde sona erdiği hususunda çekişme mevcut değildir. İhtilaf akdin kim tarafından sona erdirildiği hususundadır. Fesih konusunda yazılı delil bulunmadığından tanık beyanlarıyla sonuca gitmek zorunluluğu vardır. Davacı tanıklarının fesih konusunda görgüye dayalı bilgileri yoktur. Davacı tanıkları duyguya dayalı bilgi vermişlerdir. Davalı tanıkları ise devamsızlık tutanaklarını doğrulamışlar ve davacının işyerinden ayrıldığını doğrulamışlardır. Bu deliller karşısında davalı tanık beyanlarının görgüye dayalı bilgilerine itibar edilerek hizmet aktinin iş yerini terk etmek suretiyle davacı tarafından sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Davacı haklı nedenlerle hizmet aktini sona erdirdiğini kanıtlamış değildir. Böyle olunca davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy