(1475 S. K. m. 26, 35) (4857 S. K. m. 32, 41) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.6.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat Serkan Şeker geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının aylık ücreti taraflar arasında tartışmalıdır. Davacı işçi günlüğünün 50 Amerikan Doları olduğunu ileri sürerken, davalı işveren saat ücretinin 2.15 Amerikan Doları olduğunu savunmuştur. Mahkemece, İstanbul Ticaret Odasının yazısında aylık ücretin 1000 Amerikan Doları olarak bildirildiği gerekçesiyle davaya konu ücret isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının imzasını taşıyan yazılı iş sözleşmesinde saat ücreti 2.15 Amerikan Doları olarak gösterilmiştir. Anılan sözleşme davacı için bağlayıcıdır. Kaldı ki, İstanbul Ticaret Odasının anılan yazısında yurt dışında çalışan tuğla ustasının ücreti bildirilmiş olup, davacının tuğlacı olarak çalıştığı yazılı iş sözleşmesi ve bazı yazılı belgelerden anlaşılmaktadır. Buna göre, oda yazısının davacı işçi yönünden dikkate alınmasına olanak yoktur. Davacının sözleşmede geçen ücreti üzerinden hesaplama yapılarak davaya konu fark ücrete hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir.
3- Dava dilekçesinde, davalı işverence ödenmeyen ücretlerden söz edilerek bu yönde istekte bulunulmuştur. Bilirkişi hesap raporunda ise, davalı tanıklarının anlatımları dikkate alınarak günde iki saat fazla çalışma karşılığı ücretleri hesaplanmış ve davacının çalıştığı süre içinde gerçekleşen hak edişlerden söz edilerek fazla çalışma ücreti de dava konusu aylık ücrete eklenmiştir. Mahkemece, anılan rapora itibar edilerek davacının fazla çalışma ücreti yönünde bir talebi olmadığı halde, fazla çalışma ücretine de karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy