(4857 S.K m. 34)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, milli bayram ile ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 10.6.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı Kanunun 34. maddesinde gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağı öngörülmüştür. Buna göre, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ödenmemiş olan ücret alacağı için en yüksek mevduat faizi uygulanmalıdır. Dava, 4857 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış; davacı diğer istekleriyle birlikte ücret alacağını da ekleyerek 20.10.2003 tarihinde davayı ıslah etmiş ve ücret alacağına en yüksek mevduat faizi uygulanmasını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun ve Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre, kanunda "ödeme gününden itibaren" ibaresi bulunsa da, bu husus taraflar arasında özel bir sözleşme ile düzenlenmemişse, alacaklının borçluyu usulüne uygun temerrüde düşürmüş olması gerekir.
Davacı, dava açılmadan ya da ıslah talebinde bulunmadan önce davalıyı ücret alacağı hususunda temerrüde düşürmemiş; ıslah dilekçesinde bu konuda talepte bulunmuş ve ıslah dilekçesi de davalıya 6.11.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. O halde, hüküm altına alınan ücret alacağına bu tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi yürütülmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy