(4857 S. K. m. 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin alacağı, fazla mesai, yemek yardımı, ücret, hafta ve bayram tatili ücreti ile tasarruf teşvik fonu ile vergi iadesi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatınca temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı, davalıya ait işyerinde 24.06.1994-01.12.2002 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, iddia etmiş, davalı işveren ise davacının ilk dönem 01.03.1997 tarihinde kendi isteği ile ayrıldığını, son dönem olan 01.02.1999-01.12.2002 tarihlerini kapsayan dönem için ise kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, ibraname alındığını savunmuştur.
Mahkemece, 24.06.1994-31.12.1994, 15.07.1996-02.03.1997 ve 01.02.1999-01.12.2002 tarihleri arası üç dönem halinde çalıştığı, ilk dönemin askerlik nedeni, ikinci dönemin ise davacının istifası, son dönemin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek sona erdiği gerekçesi ile ilk dönem ve son dönem toplam süresi üzerinden hesaplanan fark kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine ve özellikle 1998 tarihinde işe giren davalı tanık anlatımlarına göre, davacı 1998 yılında davalı işyerinde çalışmaktadır.Tanıklar davacının askerlik sonrası aralıksız davalıya ait işyerinde çalıştığını belirtmiş olup, sunulan başarı belgesi de bunu doğrulamıştır. Bu maddi olgulara göre davacının 15.07.1996-01.12.2002 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının kabulü gerekir. Çalışma devam ederken, davalı işverence davacıdan alınan kendi isteği ile ayrılma dilekçesinin sonuca etkisi yoktur.Belirtilen dönem, ihbar tazminatı miktarını etkilemediğinden, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağında dikkate alınması gerekir. Bu yönde ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3.Davacının davalı işvereni davadan önce noter kanalı ile çektiği 25.03.2003 tarihli ihtarnamesi ile temerrüde düşürdüğü sabittir. Mahkemece kıdem tazminatı dışındaki alacaklara temerrüt tarihinden faiz yürütülmesi gerekir. Yazılı şekilde dava ve ıslah tarihlerinden faize karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy