(818 S. K. m. 126, 128)
Dava: Taraflar arasındaki fazla çalışma ve izin ücreti ile bayram, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.2.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat S. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Islah yoluyla dava konusunun arttırılmasının ardından davalı vekili usulüne uygun olarak zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Islaha konu olan istekler bakımından anılan savunma üzerinde durulmalı ve bilirkişiden ek hesap raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmelidir.
3. Davacı işçi istek konusu dönem içinde merkezi İstanbul'da olan davalıya ait İzmit satış mağazasında müdür olarak çalışmıştır. Davacı işçinin davalının anılan işyerinde en üst düzey görevli olduğu ve bu yerde davacının mesaisini düzenleyen başka bir işveren yetkilisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İşverence davacı işçiye asgari ücretin 7 katı tutarında maaş ödenmiştir. Ayrıca işyerinde yapılan satış rakamları üzerinden yüksek miktarlarda satış pirimi ödemesi yapılmıştır. Bu çalışma şekline göre davacı işçinin ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanması söz konusu olmaz. İşyerinde günlük çalışma saatlerini kendisi belirlemek suretiyle ve yüksek ücret ve gelir ile çalışan davacının fazla çalışma ücreti isteğinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece anılan isteğin kabulü hatalı olmuştur.
4. Davacı işçi yıllık ücretli izin alacağını talep etmiş, mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir. Davacının imzasını taşıyan ve fesihten sonra düzenlendiği anlaşılan ibranamede yıllık ücretli izin hakkını aldığı belirtilmiş, davalı işveren ibra edilmiştir. Anılan ibraname ile yıllık izin yönünden alacağın son bulduğunun kabulü gerekir. Davacı dava dilekçesinde bir kısım izinlerini kullandığını açıkladığına göre ibra belgesindeki beyanı ile bağlı olduğu ve fesihte ödemenin dışındaki izin ücretinin bulunmadığı kabul edilmelidir.
Mahkemece anılan isteğin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 450 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.2.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
Bilirkişi raporunda davacının ücretli izin alacağı belirlenmiştir.
İbranamede davacının yıllık ücretli izin karşılığını aldığını beyan etmesine değer verilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Ancak, ibranameye ekli belgede davacıya 98 günlük izin ücreti tahakkuk ettirilip ödendiği görülmekte olup, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığına ilişkin herhangi bir ücretli izin defteri veya başka bir belge sunulamadığından bakiye izin ücretine hükmeden mahkemenin kararı bu yönden yerinde olmakla bozma kararının bu bölümüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy