(4857 S. K. m. 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, son yıllarda talep ve sipariş azalması, sürüm ve satış olanaklarının düşmesi nedeniyle işyerinde toplam 66 adet dokuma tezgahından 8 adedinin kapatıldığını, ekonomik durgunluk ve talep azlığı üzerine atıl hale gelen makinelerin satılması zorunluluğu doğduğunu, 3.lü vardiya 4.lü posta şeklinde yapılan çalışmada kapatılan tezgahlardan aynı seride çalışan davacı dahil 4 işçinin iş sözleşmelerinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalının fesih sebebindeki savunmasının mahkeme gözlemine uygun bilirkişi raporu ile desteklendiği, siparişlerdeki azalma ve iş hacmindeki daralmanın bilirkişi raporu ile belirgin olduğu, ancak, gelişen İş Hukuku paralelindeki uygulamaların ekonomik nedenlerle fesihten önce işverenin işi zamana yaymak, vardiya sayısını azaltmak, mesaileri kaldırmak gibi önlemlere başvurması gereği ne işaret ettiğini, somut olayda işverenin bu tür önlemlere başvurmadığı, davalı işverence işyerinde çalışmaların üçlü vardiya ile sürdüğü belirtilmiş ise de davacı tanıklarının beyanlarına göre fesih tarihinde işyerinin çalışma şartlarında değişiklik olmadığı, vardiya ve fazla çalışmaların eskisi gibi sürdüğü feshin bu nedenle geçerli nedene dayanmadığı ancak, davacı tanıklarının anlatımlarının fesh in sendikal nedenlere dayandığını kabul için yeterli olmadığı gerekçesiyle isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde ekonomik nedenlerle davacının çalıştığı dokuma tezgahının satılması üzerine iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. İşyerinde fesih tarihi itibariyle siparişlerde azalma olduğu, iş hacminde daralma meydana geldiği bilirkişi raporu ile sabit olup, esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece feshin son çare olması gerektiği ilkesinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle işe iade isteği kabul edilmiş ise de, üçlü vardiya sistemi ile yapılan çalışmada kural olarak fazla mesai yapılması mümkün olmadığı gibi, fazla mesai yapıldığı da açık olarak ispat edilmemiştir. Öte yandan, üçlü vardiya sisteminin kaldırılması daha fazla işçinin çıkarılmasını gerektirdiği gibi, günün 24 saati çalışma yapılan işyerinde işin başka zamana yayılması olanağı da bulunmamaktadır. Bu nedenle fesihten önce anılan tedbirlere başvurulmadığı şeklinde yapılan değerlendirme doğru değildir. Somut olayda, işverence sadece tezgahı satılan işçinin iş sözleşmesi feshedilmiş olup, yerine fesihten önce ya da sonra yeni işçi alındığı da ispatlanamamıştır. Böyle olunca, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1) Yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (7.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre (400) YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy