(4857 S. K. m. 2, 92)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, sigorta prim alacağı ve yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın husumetten reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, alt işverenler değiştiği halde davalı bankaya ait işyerinde temizlik işleri kadrosunda gösterilmesine rağmen, banka tahsilat memuru olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini; Bölge Çalışma Müdürlüğü İş müfettişliğinin davalının asıl işveren olduğunu tespit ettiğini belirterek, kıdem tazminatı, sigorta prim alacağı ve yıllık ücretli izin alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, savunmaya değer verilerek, davalının banka temizlik işlerini ihale ile şirketlere verdiği, davacının temizlik şirketi işçisi olduğu gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve özellikle
.. iş müfettişliğinin 4857 sayılı İş Kanununun 92/son maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tespitine göre, davacının davalı işyerinde temizlik işini ihale ile alan alt işveren işçisi, ihale dönemleri arasında doğrudan davalı işveren işçisi olarak çalıştığı, alt işverenler değiştiği halde davacının çalışmasına devam ettiği ve en son ihaleyi alan Bayındır şirketi işçisi iken, davalı işverenin istemi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı ile temizlik işini alan kişiler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/5-6 maddesi anlamında alt-asıl işveren ilişkisi vardır. Asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Ayrıca davacı, temizlik işçisi olarak alınmasına rağmen, bankanın asıl işi olan tahsilat işinde çalıştırıldığını da iddia etmiştir. Böyle bir olgunun varlığı halinde davalı gerçek işveren konumunda kalacaktır. Somut bu maddi olgulara göre, davalı işveren hakkında husumetten ret kararı verilmesi hatalıdır. İşin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy