(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki, uğranılan banka zararının tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.9.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına (Asil) Sezer K. ile karşı taraf adına Avukat Sevilay B. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı eski şube müdürünün banka zararına yol açtığını ileri sürerek zararı talep etmiş, mahkemece istek kabul edilmiştir. Davacı, zararını iki nedene dayandırmıştır. Bunlardan ilki, genel müdürlüğünün onayı alınmadan faiz indirimine gidilmesinden doğan zararlardır. Davalının genel müdürün onayını almadan faiz indirimine gitmesi sonucu, banka bir zarara uğramıştır. Bu zararın doğmasında banka mevzuat hükümlerine uymayan davalı kusurludur.
Faizden doğan zararlara ilişkin davacının isteği yerindedir. Ancak bu zararın miktarı konusunda raporlar arasındaki çelişki açık şekilde giderilerek sonuca gidilmelidir.
Davalı tarafından müdürlüğün yaptığı bankada kurulan özel fon oluşmasında, müşterilerden banka tahsilat makbuzları dışında tahsil edilen paralar kullanılmıştır. Başka bir anlatımla, özel fonların oluşumunda davacı bankanın parası kullanılmamış, davacı bankaca hak kazanılan bir alacak da bu fona intikal ettirilmemiştir. Böyle olunca, bankanın bir zararından söz edilemez. Burada zarar gören varsa kendilerinden fona intikal eden paralar tahsil edilen banka müşterileridir. Ancak zarara uğrayan bu banka müşterileri böyle bir zarar ziyan davası açabilirler. Davacı banka özel fona yatırılan paralar sebebiyle bir zarara uğramadığından bu yöne ilişkin zarardan doğan tazminat istekleri reddedilmelidir. Davalının fonla ilgili eylemleri doğruluğa ve bağlılığa uymayan davranışlar olup, bunlar ihbar ve kıdem tazminatı gibi alacak davalarının yargılaması sırasında bir değerlendirmeye tabi tutulabilir.
3- Faize faiz uygulaması da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy