(4857 S. K. m. 18, 20, 21)
Dava: Davacı iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ayrıca davacının işveren vekili konumunda olması nedeni ile iş güvencesi hükümlerinden yararlanmayacağını savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin haklı feshi kanıtlayamadığı, iddialarının soyut kaldığı, davacının işveren vekili konumunda olmadığı, feshin geçersiz olduğu kabul edilmiş, ancak davacının emeklilikten sonra mesleki kıdeminin 6 aydan az olduğu, iş güvencesi kapsamında kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Dosya içeriğine göre, 1983 yılında davalı işyerinde çalışmaya başlayan ve finansman müdürü olan davacı, 30.04.2005 tarihinde emekli olmuş ve kıdem tazminatı kendisine ödenmiştir. Ancak davacı yeni bir iş sözleşmesi ile aynı görevde çalışmaya devam etmiştir. Mahkemece, emeklilik sonrası çalışmadaki kıdemin 6 aydan az olduğu gerekçesi ile sonuca varılmıştır. Ancak varılan bu sonuç, 4857 sayılı İş Kanununun 18/son maddesindeki düzenlemeye uygun düşmemektedir. Bu hükme göre, İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Belirtilen bu düzenleme gereği emeklilik öncesi çalışmanın emeklilikten sonraki dönemle birleştirilmesi gerekir. Emeklilik sonrası yeni bir iş sözleşmesi yapılmış olması, önceki dönemin birleştirilmesini engellemez. Davacının kıdemi birleştirildiğinde 6 aydan fazladır. Mahkemece verilen karar hatalıdır.
Davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedenlere dayanmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun da düzenlenen ve feshin geçersizliğinin sonucuna bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağı, davacının başvurusu ve davalının işe başlatmaması halinde uygulanması gereken tespit niteliğinde hükümler olduğundan, talep olsun olmasın, resen miktar belirtilmeksizin karar altına alınmalıdır. Ayrıca tespit niteliğindeki bu hüküm nedeni ile, karar harcı ve vekalet ücretinin maktu olarak takdiri gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 29.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy