(1475 S. K. m. 14) (506 S. K. m. 1) (5434 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 1976 yılında işyeri işvereni olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Alsancak Limanı işyerinde hizmet akdi ile çalışmaya başlamıştır. İşyeri 16.12.1988 tarih ve 88/121 sayılı Devlet Planlama Kurulu Kararı ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'ne devredilmiştir. Bunun üzerine davacının devir alan davalı işveren işçisi olarak hizmet akdi ile TC. Emekli Sandığı ile ilgilendirilerek çalışmasını sürdürdüğü, 6.12.1996 tarihinde ise 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname tabi olarak idare sözleşmeli personel olarak çalışmasını sürdürdüğü ve TC. Emekli Sandığına iştirakçiliğinin devam ettiği, 2004 yılında emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı bu sebeple 1976 yılından başlayan tüm hizmet süresine göre TC. Emekli Sandığınca emekli ikramiyesi ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı, işçilikte geçen 6.12.1996 tarihinden önceki hizmetler için kıdem tazminatı ödenmesini zira bu dönem için ödenen emekli ikramiyesinin ödenmesi gereken kıdem tazminatını karşılamadığını iddia ederek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davacının idari sözleşmeli personel iken emekli olduğu, 2004 yılındaki aldığı ücret ve bu tarihteki kıdem tazminatı tavanı nazara alınarak 6.12.1996 tarihinden önceki iş sözleşmesi ile geçen çalışması ile ilgili kıdem tazminatı belirlenmiş, bu süre için TC. Emekli Sandığınca ödenen emekli ikramiyesi indirilerek bakiye kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. 1475 sayılı Mülga İş Kanunu 14/4 maddesi gereğince hizmet birleştirmesi yapılabilmesi için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre yaşlılık, malullük aylığı bağlanması gerekir. Davacıya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu uyarınca değil, 5434 sayılı TC. Emekli Sandığı Kanunu'na göre yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Bu nedenle davacının 1475 sayılı yasanın 14/4 maddesinden yararlanma imkanı yoktur.
Toplu İş Sözleşmeleri hizmet sözleşmesi ile çalışan işçiler için düzenlenmektedir. İdari sözleşme ile çalışan kişilerin toplu iş sözleşmesi yapmaları ve işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinden yararlanmaları mümkün değildir.
İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden ve bu sözleşmenin 109. maddesinden davacının yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Bu maddeden hareket ile davacının davasının kabulü de mümkün değildir.
Davacının 6.12.1996 tarihinde hizmet akdinin haklı bir neden bulunmadığı halde işveren veya haklı sebeplerle işçi tarafından fesih edildiği kabul edilse dahi bu tarihte hak kazanacağı kıdem tazminatı 6.12.1996 tarihinde davacının aldığı ücrete ve bu tarihteki kıdem tazminatı tavanına göre belirlenmesi ve bu tarihten önceki süre için TC. Emekli Sandığınca ödenen emekli ikramiyesi tenzil edilerek bakiye kıdem tazminatına karar verilmesi gerekir. İşyerinin devrine ilişkin Yüksek Planlama Kurulu kararının farklı şekilde yorumlanması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy