(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25) (818 S. K. m. 321)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait akaryakıt istasyonunda gece sorumlusu olarak çalıştığını, olay günü akaryakıt getiren tanker şoförünün yanlış tanklara boşaltma yaptığı ve yakıtların karıştığı gerekçesi ile iş akdinin haksız olarak feshedildiğini beyanla ihbar ve kıdem tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalı işveren, işyerinde gece müdürü olarak çalışan davacının akaryakıtın hangi tanklara doğru olarak boşaltılacağını bilmesi gerekmesine rağmen olay günü dikkatsizliği sonucu yanlış dolum yapılarak yakıtların karıştırıldığını ve bu hatalı dolum sonucu zarara sebebiyet vermesinden dolayı iş akdinin 4857 Sayılı Kanunu ve Md. 25/II-i fıkrası uyarınca haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, olayda, davacının kusurunun bulunmadığı, kusurun işverende olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, davacının 9.1.2002 tarihinden itibaren davalıya ait akaryakıt istasyonunda gece sorumlusu olarak çalışmaya başladığı ve 22.9.2003 günü gece saat 01.00'de akaryakıt yüklü tankerden tanklara (depolara) dolum yapıldığı sırada süper benzin tankına (deposuna) motorin, motorin tankına da deposuna süper benzin doldurularak yakıtların karıştırıldığı, olay nedeni ile zarar meydana geldiğinin tespit edilmesi üzerine davacının iş akdinin işverence 4857 Sayılı Kanunun Md. 25/II-i fıkrası uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre uyuşmazlık, olayda işçinin işini özenle ifa borcuna aykırılık bulunup bulunmadığı ve giderek işveren yönünden 4857 Sayılı Kanunun Md. 25/II-i fıkrasında yer alan haklı fesih sebebini oluşturan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanakları olan BK. nun md. 321/I. fıkrasında işçinin iş görme borcunu özenle ifa yükümlülüğü hükme bağlanmış, 4857 Sayılı Kanunun 25/II-i fıkrasında yer alan hükümle de özensiz ifa sonucu işçinin 30 günlük ücreti ile karşılayamayacağı bir zararın meydana gelmesi hali işveren bakımından iş akdini haklı fesih sebebi sayılmıştır. Özenle ifa yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş akdinin ifası dolayısıyla bir zararın meydana geldiğini ispat işverene, bu zararından dolayı hiçbir kusurunun bulunmadığını ispat işçiye aittir. Dosyaya sunulan belgelere göre olay nedeniyle işverenin zarara uğradığı açıktır. Kusura ilişkin olarak alınan raporda olay sadece iş güvenliği yönünden incelenerek iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, bu nedenle işverenin tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak özenle ifa yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği yönünde bir irdeleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi rapor işyerinde inceleme yapılmadan düzenlendiğinden somut tespitlere (olgulara) dayanmamaktadır. Öte yandan gerek davacı ve gerekse tanık olarak dinlenmiş olan ilgili tanker şoförü tarafından işyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı yolunda bir iddia da ileri sürülmüş değildir. Belirtmek gerekir ki iş güvenliği önlemleri özenle ifa yükümlülüğünü etkilerse de dava konusu uyuşmazlıkta özenle ifa yükümlülüğünün ihlali söz konusu olduğundan öncelikle bu yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği yönünde araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. İşçinin özenle ifa yükümlülüğüne aykırı hareket edip etmediği saptanırken de yapılan işin mahiyeti, olayın özelliği ve meydana geliş sebepleri, işçinin iş akdi gereğince sahip olması gereken bilgi ve becerisi göz önünde bulundurularak yapılacak araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmelidir. Somut olayda özenle ifa yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesi için davacı ve ilgili tanker şoförü hazır bulundurulmak suretiyle başka bir teknik bilirkişi eşliğinde işyerinde keşif yapılıp daha önce aynı olayın meydana gelmemiş olması yönünde dikkate alınarak hatalı dolumdan davacı işçinin kusuru bulunup bulunmadığı ve tanker şoförü ile işverenin müterafik kusuru olup olmadığı somut olgulara dayanılarak belirlenmeli ve varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy