(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine, karşı davacı ise uğranılan şirket zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacının hatalı pres işlemi yaparak işvereni ağır biçimde zarara uğrattığı işçilik alacaklarına ilişkin dosyada kabul edilmiş, karar daha sonra onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece işverenin uğradığı zarar miktarı ve bu zarar verme eyleminde davacının kusur oranının tespit edilerek bulunan kusur oranında zarardan sorumlu tutulması, hasıl olacak sonuca göre karşı davanın kabulü veya reddi gerekirken yazılı gerekçe ile karşı davanın reddi hatalıdır.
2- Kabule göre, de davacı, işçilik alacaklarına ilişkin ve itiraz edilmesi nedeniyle kesinleşmemiş bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden kesinleşmemiş kararı ilamsız icra takibine konulmuştur. Bu durumda alacak miktarının likit olduğu kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy